KAMULAŞTIRMASIZ HUKUKİ EL ATMA NEDENİ İLE TAZMİNAT DAVALARINDA ANAYASA MAHKEMESİ İPTALİ
- Av. Özgür GÜL

- 25 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Anayasa Mahkemesi'nin bu kararıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına 16/11/2022 tarihinde eklenen ve "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmünü içeren üçüncü cümle iptal edilmiştir. Bu iptal, kamulaştırmasız el atma benzeri durumlarda mülkiyet hakkı ihlallerine ilişkin davaların adli yargıda görülmesini öngören düzenlemeyi ortadan kaldırarak, ilgili kuralın Anayasa'nın mülkiyet hakkı, hak ve özgürlüklerin sınırlanması ile kamulaştırma ilkelerine aykırı olduğu sonucuna dayanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi kararında, iptal kararının 9 ay sonra yürülüğe gireceği şeklinde hüküm kurmuş olmakla, söz konusu karar 30.01.2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Anayasa Mahkemesi'nin 16.01.2025 tarih, 2024/135 esas ve 2025/20 karar sayılı ilamı 30 Nisan 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış olup
Özetle:
Başvuran Mahkeme: İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi.
İtirazın Konusu: 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle eklenen Ek 1. maddenin birinci fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen üçüncü cümlenin (yani "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." şeklindeki hükmün) Anayasa'nın 125. maddesine aykırılığı iddiasıyla iptali istenmiştir.
Olayın Gerekçesi: Davacı tarafından, taşınmazına kamulaştırmasız olarak el atıldığı iddiasıyla açılan tazminat davasında, ilgili kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatine varan mahkeme, Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
İptali İstenen Hükmün Kapsamı: İmar planlarında umumi hizmetlere veya resmi kurumlara ayrılan, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmazlar için, beş yıl içinde kamulaştırma veya imar planı değişikliği yapılmaması durumunda, mülk sahiplerinin "mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin davaları" adli yargıda açabileceğini öngören kuraldır. Bu kural, daha önce aynı maddenin ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin ardından getirilmiştir.
Başvuran Mahkemenin İtiraz Gerekçesi: İmar planlarının yapılması ve uygulanması idari işlem niteliğinde olduğundan, bu tür davaların idari yargıda görülmesi gerektiği, dolayısıyla kuralın adli yargıyı görevlendirmesinin Anayasa'nın 125. maddesine aykırı olduğu belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin Değerlendirmesi:
Mülkiyet Hakkı (Madde 35): Mahkeme, imar planlarıyla taşınmazların kamu hizmetine ayrılmasının mülkiyet hakkına bir müdahale olduğunu ve uzun süreli kısıtlamaların mülkiyet hakkından barışçıl yararlanma hakkına yeni bir müdahale teşkil ettiğini belirtmiştir.
Kamulaştırma Esasları (Madde 46): Anayasa'nın 46. maddesine göre kamulaştırma, "gerçek karşılığının nakden ve peşin ödenmesi" şartıyla yapılmalıdır. Mahkeme, ilgili kuralın, kamulaştırma işlemlerindeki bu anayasal ilkeleri (gerçek karşılık ödenmesi ve peşin ödeme güvencesi) sağlamaksızın, taşınmazın idare adına tesciline imkan tanıdığını, dolayısıyla "kamulaştırmasız el atma" uygulamasını olağanlaştırarak, Anayasa'nın 46. maddesine aykırı bir şekilde kamulaştırmaya alternatif bir yöntem haline getirdiğini tespit etmiştir.
Anayasa'nın Sözü ve Ölçülülük İlkesi (Madde 13): Kuralın, kamu yararı ile malik menfaatleri arasındaki adil dengeyi bozduğu ve mülkiyet hakkına getirilen müdahalede ölçülülük ilkesini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.
Madde 125 (Yargı Yolu): Anayasa Mahkemesi, Madde 125'e ilişkin hususların Madde 13, 35 ve 46 değerlendirmeleri kapsamında ele alındığı için ayrıca bir incelemeye gerek görmemiştir.
Hüküm: Anayasa Mahkemesi, ilgili üçüncü cümlenin Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı olduğuna ve İPTALİNE oybirliğiyle karar vermiştir.
Yürürlük Tarihi: İptal hükmünün yaratacağı hukuksal boşluk ve kamu yararı dikkate alınarak, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu süre, yasama organına yeni bir düzenleme yapma fırsatı tanımak amacıyla verilmiştir.






Yorumlar