top of page

ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN, VERGİ USUL KANUNUNUN 107/A MADDESİNDE DÜZENLENEN ELEKTRONİK TEBLİGAT HÜKÜMLERİNE İPTAL KARARI

Anayasa Mahkemesi, Vergi Usul Kanunu m.107/A kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan “elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme ve elektronik tebligata ilişkin usul ve esasları belirleme” yetkisinin, temel ilkeleri kanunla belirlenmeksizin idareye bırakılmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Kararda; elektronik tebligatın dava açma sürelerini başlatan ve hak düşürücü sonuçlar doğuran bir işlem olduğu, bu nedenle kimlerin elektronik tebligata tabi olacağı ve zorunluluğun kapsamının idarenin düzenleyici işlemleriyle değil, kanunla açık ve öngörülebilir şekilde belirlenmesi gerektiği vurgulandı. İdarenin keyfi düzenlemelerine karşı AYM, kararında yalnızca teknik bir tebligat tartışması değil, hak arama özgürlüğü ve yasama yetkisinin devredilmezliği açısından güçlü bir anayasal sınır çizmiş ve hukuki boşluk oluşmaması açısından kararın 9 ay sonra yürürlüğe gireceğine hükmetmiştir.


03.04.2026 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN, ANAYASA MAHKEMESİ'NİN 15.01.2026N TARİH, 2025/94 ESAS, 2026/11 KARAR SAYILI İLAMI



KARAR ÖZETİ


I. İncelemenin Çerçevesi


Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu düzenlemeyi şu soruya odaklanarak incelemiştir:

Elektronik tebligata ilişkin temel belirlemelerin kanunla mı, yoksa idarenin düzenleyici işlemleriyle mi yapılabileceği

Bu bağlamda inceleme özellikle:


  • Anayasa m.36 (hak arama özgürlüğü / mahkemeye erişim hakkı),

  • Anayasa m.13 (temel hakların kanunla ve ölçülü sınırlandırılması),

  • Anayasa m.7 (yasama yetkisinin devredilmezliği)


üzerinden yürütülmüştür.


II. Elektronik Tebligatın Hak Arama Özgürlüğü ile İlişkisi


Mahkeme gerekçede öncelikle tebligatın hukuki fonksiyonunu net biçimde ortaya koymuştur:

Tebligat, dava açma süresini başlatan işlemdir.

Vergi hukukunda bu süreler:

Genel olarak 30 gün,

Ödeme emrine karşı 15 gün gibi hak düşürücü niteliktedir.

Elektronik tebligatta ise:

Tebliğ, elektronik adrese ulaştıktan 5 gün sonra yapılmış sayılmaktadır.


👉 Bu nedenle Mahkemeye göre:

Elektronik tebligat rejimi, mahkemeye erişim hakkını doğrudan sınırlayan bir mekanizma niteliğindedir.

Bu tespit, incelemenin tüm gerekçesinin temelini oluşturur.


III. Sınırlamanın “Kanunla Yapılması” Şartı (Anayasa m.13)


AYM, burada klasik ama güçlü bir ilkeyi tekrar vurgulamıştır:

Temel hakları sınırlayan bir düzenlemede kanunun sadece var olması yetmez;temel ilke ve esasları bizzat kanunun kendisi belirlemesi gerekir.


Bu bağlamda Mahkeme şu noktaların kanunla belirlenmesi gerektiğini özellikle belirtmiştir:


  • Kimlerin elektronik tebligata zorunlu tutulacağı,

  • Elektronik adres zorunluluğunun:

  • Ne zaman başlayacağı,

  • Hangi hâllerde sona ereceği,

  • Elektronik tebligat kapsamına alınacak kişi ve grupların sınırları,

  • Elektronik tebligata ilişkin usul ve esasların temel çerçevesi.


IV. İdareye Tanınan Yetkinin Sorunu: Belirsizlik ve Genişlik


İptal edilen kural, Bakanlığa şu yetkileri tanımaktaydı:


  • Elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme,

  • Elektronik tebligata tabi olacakları belirleme,

  • Elektronik tebligata ilişkin diğer usul ve esasları düzenleme.


Ancak Mahkemeye göre:

Bu yetkilerin hangi sınırlar içinde kullanılacağı kanunda gösterilmemiştir.

Kanun:


  • “Kimler?”,

  • “Hangi ölçütlere göre?”,

  • “Ne kadar süreyle?”


sorularını cevapsız bırakmıştır.


👉 Bu durum AYM’ye göre:

Sınırsız, belirsiz ve geniş bir düzenleme alanının yürütmeye bırakılması anlamına gelmektedir.


V. Yasama Yetkisinin Devredilmezliği (Anayasa m.7)


Mahkeme, bu noktada yerleşik içtihadını tekrar etmiştir:

Yürütmenin düzenleme yetkisi:


  • Bağımlı,

  • Tamamlayıcı,

  • İkincil niteliktedir.


Temel hakları sınırlayan alanlarda:

Çerçevesi çizilmemiş bir yetki devri yapılamaz.


Bu nedenle Mahkeme şu sonuca ulaşmıştır:

Elektronik tebligat gibi, hak düşürücü süreleri başlatan ve yargıya erişimi etkileyen bir alanda, temel esaslar kanunla belirlenmeden idareye yetki tanınması Anayasa’ya aykırıdır.


VI. Sonuç: Anayasa’ya Aykırılık Tespiti


AYM çoğunluğu şu gerekçeyle iptal kararı vermiştir:

Elektronik tebligat, mahkemeye erişim hakkını sınırlamaktadır. Bu sınırlama, kanunla yeterince belirlenmemiştir. İdareye tanınan yetki, belirsiz ve sınırları çizilmemiştir.

Bu nedenle: Anayasa m.13 ve m.36 ihlal edilmiştir.


VII. İptalin Ertelenmesi (9 Ay)


Mahkeme ayrıca:

İptalin derhal yürürlüğe girmesi hâlinde, elektronik tebligat sisteminde hukuki boşluk doğacağını, bunun kamu yararını zedeleyebileceğini, belirterek iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.




Yorumlar


bottom of page