VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI NEDENİ İLE TAPU İPTAL TESCİL DAVALARINDA HUSUMETİN KAPSAMI
- Av. Özgür GÜL

- 8 Mar
- 2 dakikada okunur
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası incelenmiştir. Davacı, vekil olarak yetkilendirdiği kişinin taşınmazı bilgisi ve rızası dışında önce eşine, ardından üçüncü bir kişiye devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptalini talep etmiştir. Yargılama sürecinde mahkeme, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını ve davalılar arasında birlikte hareket edildiğini kabul ederek tapu iptal ve tescile karar vermiştir. Yargıtay ise bu tür davalarda uyuşmazlığın esasının, vekil ile taşınmazı devralan kişiler arasında vekil edeni zarara uğratmaya yönelik bir el ve iş birliği bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması olduğunu vurgulamış; bu nedenle davanın yalnızca kayıt malikine değil, vekile ve ara maliklere de yöneltilebileceğini, bu kişiler hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ'NİN 30.06.2025 TARİH, 2025/2274 ESAS VE 2025/3412 KARAR SAYILI İLAMI
1. Dava Konusu
Davacı, yurt dışında bulunduğu dönemde taşınmazı ile ilgili işlemleri yürütmesi için bir kişiye vekâlet vermiştir. Vekil ise davacının bilgisi ve rızası dışında taşınmazı önce eşine, daha sonra da üçüncü bir kişiye devretmiştir. Davacı, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını ve davalıların el ve iş birliği içinde hareket ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescilini, bu mümkün olmazsa taşınmaz bedelinin tazminini talep etmiştir.
2. Davalıların Savunması
Davalılar, taşınmaz devrinin taraflar arasındaki bir inşaat ve daire alımına ilişkin anlaşma kapsamında gerçekleştiğini, işlemlerin davacının bilgisi dahilinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Son kayıt maliki olan davalı ise taşınmazı iyi niyetle ve bedelini ödeyerek satın aldığını, davacı ile diğer davalılar arasındaki ilişkiyi bilmediğini savunmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Mahkeme, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını ve vekilin eşinin bu durumu bildiğini kabul etmiş; ancak son alıcının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığını değerlendirerek tapu iptal ve tescil talebini reddetmiş, buna karşılık tazminat talebini kabul etmiştir.
4. İstinaf Aşaması
Karar taraflarca istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararını yerinde bularak istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
5. Yargıtay’ın İlk Bozma Kararı
Dosya temyiz edilince Yargıtay, son malik açısından iyi niyet araştırmasının yeterince yapılmadığını belirlemiştir. Tanıkların yeniden dinlenmesi, taşınmaz bedelinin ödenip ödenmediğinin ve taraflar arasındaki ilişkilerin araştırılması gerektiğini ifade ederek kararı bozmuştur.
6. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bozma kararına uyan mahkeme yeniden yaptığı yargılama sonucunda;
Vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını,
Vekil ile eşinin birlikte hareket ettiğini,
Son malik davalının iyi niyetli olmadığını
kabul ederek tapu iptal ve tescile karar vermiş, ancak bazı davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davayı reddetmiştir.
7. Yargıtay’ın Nihai Değerlendirmesi
Yargıtay, vekâlet görevinin kötüye kullanılması davalarında uyuşmazlığın esasının vekil ile taşınmazı devralan kişiler arasında vekil edeni zarara uğratmaya yönelik bir el ve iş birliği bulunup bulunmadığının tespiti olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle davanın yalnızca kayıt malikine değil, vekile ve ara maliklere de yöneltilebileceğini, bu kişiler yönünden pasif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
8. Sonuç
Yargıtay bozmasına uyan mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, bunun üzerine davalı vekilinin yerel mahkemenin kararının temyiz etmesi üzerine, temyiz itirazlarını reddederek yerel mahkeme kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.






Yorumlar