top of page

CEZA MUHAKEMESİNDE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN BOZMA YETKİSİNİN SINIRLARI VE YETKİ AŞIMININ HUKUKİ SONUÇLARI

Ceza Genel Kurulu, sanığın öğrenci yurduna girerek tehdit yoluyla mal istemesi olayında esasa ilişkin suç vasfı tartışmasına girmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesinin yetkisini aşarak verdiği bozma kararını denetlemiştir; Kurul, istinaf mahkemelerinin CMK 280/1‑e ve f bentleriyle sınırlı hâller dışında, delil değerlendirmesi yaparak veya suç vasfını değiştirerek bozma kararı veremeyeceğini, bu şekilde verilen bozma kararlarının kanuni dayanağı bulunmadığını, sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırdığını ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini kabul etmiştir; bu nedenle somut olayda istinaf mahkemesinin bozma kararı ile bu bozma üzerine ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin görevsiz mahkeme tarafından verilmiş sayılarak hukuka açık ve ağır aykırılık nedeniyle hükümsüz olduğuna, dosyanın ilk derece mahkemesinin ilk hükmü esas alınarak yeniden ve kanuna uygun şekilde istinaf incelemesi yapılması gerektiğine karar vermiştir.


YARGITAY CEZA GENEL KURULU'NUN 30.04.2025 TARİH, 2024/490 ESAS VE 2025/197 KARAR SAYILI İLAMI


I. OLAYIN ÖZETİ

Sanık; gece vakti, katılanların birlikte kaldığı öğrenci yurduna pencereden tırmanarak girmiş, elinde tığ bulunduğunu söylemiş, katılanlardan para ve cep telefonlarını istemiş, bağırmaları hâlinde tığı gözlerine sokacağını ve öldüreceğini ifade etmiştir. Katılanların odalarında yaklaşık iki saat kalmış, odadan çıkmalarına izin vermemiştir. Başka bir odada kalan tanığın sanığı görüp bağırması üzerine sanık yurttan kaçmıştır. 


II. YARGILAMA VE USUL SÜRECİ

1. İlk Derece Mahkemesi (2018)

İlk derece mahkemesi, sanığın eylemini:

  • Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK 116/4),

  • Silahla tehdit (TCK 106/2-a, 43/2)

olarak nitelendirmiş; bu suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurmuş, ayrıca hak yoksunluğu ve mükerrirlere özgü infaz rejimiuygulamıştır. 


2. Bölge Adliye Mahkemesi – İlk İstinaf İncelemesi (2021)

Sanık, müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

Ankara BAM 13. Ceza Dairesi, dosya üzerinden yaptığı incelemede:

  • Sanığın eyleminin kül hâlinde nitelikli yağmaya teşebbüs,

  • Ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu,

kanaatine varmış; delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle ilk derece hükmünü bozmuştur. 


3. Bozma Üzerine İlk Derece Mahkemesi (2021)

İlk derece mahkemesi, BAM bozmasına uymuş ve bu kez sanığı:

  • Teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan

  • Beş mağdur yönünden ayrı ayrı

mahkûm etmiş; her bir mağdur için 8 yıl hapis cezası tayin etmiştir. 


4. İkinci İstinaf ve Temyiz

Bu karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiş, BAM istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Ardından temyiz yoluna gidilmiştir. 


5. Yargıtay 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, çoğunlukla bozma kararı vermiştir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, CMK 308 kapsamında itiraz yoluna başvurmuştur. 


III. CEZA GENEL KURULU ÖNÜNDEKİ UYUŞMAZLIK

Başsavcılık ile Özel Daire arasındaki temel uyuşmazlık ilk bakışta:

  • TCK 36 (gönüllü vazgeçme) koşullarının bulunup bulunmadığı,

  • Sanığın eyleminin tehdit + konut dokunulmazlığı mı yoksa nitelikli yağmaya teşebbüs mü olduğu,

gibi maddi ceza hukuku sorunlarına ilişkindir.


Ancak Ceza Genel Kurulu, öncelikle usule ilişkin bir ön sorun bulunduğunu tespit etmiştir. 


IV. CEZA GENEL KURULU’NUN ESAS GEREKÇESİ


1. İstinaf Mahkemesinin Bozma Yetkisinin Sınırları

Ceza Genel Kurulu, CMK sistematiğini ayrıntılı biçimde açıklamış ve şu tespitleri yapmıştır:


  • Bölge adliye mahkemeleri, kural olarak:

    • Islah mahkemesidir,

    • Esasa girerek yeniden hüküm kurabilir,

    • Ancak Yargıtay gibi genel bozma yetkisine sahip değildir. 

  • BAM’ın bozma kararı verebileceği hâller,

    CMK 280/1-e ve f bentleriyle sınırlıdır:

    • Mutlak hukuka aykırılık,

    • Soruşturma/kovuşturma şartının yokluğu,

    • Uzlaştırma, ön ödeme gibi usul eksiklikleri.

  • Delil değerlendirmesi,

  • Suç vasfının değiştirilmesi,

  • Maddi olayın yeniden takdiri,

gibi nedenlerle bozma kararı verilemez. 


2. Somut Olayda Hukuka Aykırılık

Somut olayda BAM:

  • İlk derece mahkemesinin delil takdirini hatalı bulmuş,

  • Eylemi farklı suçlara (yağmaya teşebbüs) dönüştürmüş,

  • Bu gerekçeyle bozma kararı vermiştir.


Ceza Genel Kurulu’na göre bu durum:

  • Kanunda öngörülmeyen bir bozma sebebidir,

  • Sanığın temyiz hakkını fiilen ortadan kaldırmaktadır,

  • Adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkını ihlal eder. 


3. Hukuki Sonuç: “Hükümsüzlük”

Ceza Genel Kurulu, çok açık bir sonuç benimsemiştir:

  • Yetkisiz şekilde verilen BAM bozma kararı,

  • Bu bozma üzerine ilk derece mahkemesince kurulan hüküm, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş sayılır.

Bu nedenle her iki karar:

  • “Hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul”,

  • “Hükümsüz” kabul edilmiştir. 


V. KARAR VE SONUÇ

Ceza Genel Kurulu;

  1. Başsavcılık itirazını kabul etmiş,

  2. Yargıtay 6. Ceza Dairesi bozmasını kaldırmış,

  3. BAM’ın bozma kararını ve buna dayalı ilk derece kararını hükümsüz saymış,

  4. Dosyanın, ilk derece mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ilk hükmü esas alınarak, BAM tarafından yeniden ve kanuna uygun istinaf incelemesine tabi tutulmasına karar vermiştir. 


    Bu aşamada gönüllü vazgeçme / yağmaya teşebbüs tartışması bilinçli olarak incelenmemiştir. 





 
 
 

Yorumlar


bottom of page