SGK KAYIT DIŞI İSTİHDAM TESPİTLERİNDE SİSTEMİ DEĞİŞTİRDİ: 2026/22 SAYILI GENELGE NELER GETİRİYOR?
19 Ekim 2026 tarihli ve 2026/22 sayılı SGK Genelgesi, 2015/25 sayılı Genelgenin “2.3.1.1. (4/a) sigortalıları yönünden yapılacak işlemler” bölümünü önemli ölçüde değiştirmiştir. Değişiklik, özellikle kamu kurumlarından veya kamu görevlilerince düzenlenen tutanaklardan elde edilen kayıt dışı istihdam tespitlerinin hangi süre için hizmete dönüştürüleceği, hangi hâllerde işe giriş ve işten ayrılış bildirgesi düzenleneceği ve hangi uyuşmazlıkların sosyal güvenlik denetimine sevk edileceği konularını yeniden düzenlemektedir.
Önceki uygulamada ilk ve son tespit arasındaki dönem, kural olarak kesintisiz çalışma kabul edilirken; yeni uygulamada esas olan, fiilî çalışma tespiti bulunan her gün için yalnızca bir günlük hizmet kazandırılmasıdır.
1. Değişiklik Öncesindeki Uygulama Nasıldı?
2015/25 sayılı Genelgenin değişiklikten önceki 2.3.1.1 bölümünde, kayıt dışı olduğu belirlenen 4/a kapsamındaki çalışmaların KADİM servislerince sigortalı tescil ve hizmet servisleri ile işyeri tescil ve e-sigorta servislerine gönderilmesi öngörülmekteydi.
Eski düzenlemede:
Kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgeler ile kolluk, zabıta, doktor, veteriner, mühendis gibi kamu görevlilerince düzenlenen tutanaklarda fiilî çalışma tespit edilmişse, tutanak tarihi itibarıyla hizmet kazandırılıyordu.
Aynı işyerinden, aynı ayda veya birbirini izleyen aylarda birden fazla çalışma kaydı ulaşması hâlinde; işveren aksini sonradan düzenlenebilir nitelikte olmayan belgelerle kanıtlamadıkça, en eski tarih ile en yeni tarih arasında kesintisiz çalışma bulunduğu kabul ediliyordu.
İşe giriş, işten ayrılış ve aylık prim-hizmet belgelerinin işverence bir ay içinde verilmesi isteniyor; verilmemesi durumunda belgeler ilgili SGK servislerince re’sen düzenleniyordu.
Dolayısıyla eski sistem, birden fazla tespit arasındaki boş günler bakımından süreklilik karinesine dayanıyordu. Örneğin ayın 3’ü ve 25’inde iki ayrı fiilî çalışma kaydı bulunması, işveren aksini kanıtlamadıkça aradaki dönemin de çalışma süresi olarak değerlendirilmesine yol açabiliyordu.
2. 2026/22 Sayılı Genelge ile Getirilen Yeni Sistem
2026/22 sayılı Genelge iki temel müdahalede bulunmuştur:
KADİM servislerinden tescil ve e-sigorta servislerine yapılacak gönderim bakımından, sosyal güvenlik denetmenlerine gönderilecek kayıtlar için istisna getirilmiştir.
Eski üçüncü paragraf tamamen değiştirilerek, tespit günü esaslı hizmet kazandırma modeli kabul edilmiş ve Örnek 15 ile Örnek 16 eklenmiştir.
3. Eski ve Yeni Düzenlemenin Karşılaştırılması
Konu | Eski uygulama/düzenleme | 2026/22 sonrası yeni uygulama | Pratik sonuç |
Kayıtların ilgili servislere gönderilmesi | Kayıt dışı 4/a çalışmaları KADİM tarafından tescil, hizmet ve e-sigorta servislerine gönderiliyordu. | Üçüncü paragraf gereğince sosyal güvenlik denetmenlerine gönderilecek kayıtlar bu doğrudan gönderim mekanizmasının dışında bırakıldı. | Denetim gerektiren kayıt ile doğrudan tescile elverişli kayıt birbirinden ayrılıyor. |
Trafik ceza tutanakları | Tutanak tarihi işe başlangıç tarihi olarak kabul edilebiliyor; hizmet akdi itirazı komisyon veya denetim kapsamında ele alınabiliyordu. | Yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanakları ve tespite yarar belgeler önce KADİM tarafından incelenecek; aynı işyerinde çalışma bağlantısı kurulamayan kayıtlar denetmen servisine gönderilecek. | Araç kullanımı tek başına otomatik olarak belirli bir işyerinde hizmet akdine dönüştürülmeyecek. |
Her kayıt için hizmet | Tutanak tarihi itibarıyla hizmet kazandırılıyor; çoklu kayıtlarda süreklilik karinesi uygulanıyordu. | Fiilî çalışmayı gösteren her bir kayıt için tutanak tarihinde bir gün hizmet kazandırılacak. | Hizmet süresi, aksi denetimle saptanmadıkça yalnızca tespitli günlerden oluşacak. |
Çoklu tespit | En eski ve en yeni kayıt arasındaki çalışmanın kesintisiz olduğu kabul ediliyordu. | En eski tespit işe giriş tarihi olacak; aynı ve izleyen aylardaki her tespit günü için birer gün hizmet verilecek. | Karineye dayalı geniş zaman aralığı yerine somut tespit günü esas alınacak. |
Çalışmanın niteliği | İlk ve son tespit arasındaki dönem tam veya kesintisiz çalışma görünümü doğurabiliyordu. | Çalışma ilişkisi kısmi süreli çalışma olarak ele alınacak. | Aylık hizmet günü yalnızca tespitli günler kadar oluşturulacak. |
Tespitsiz ay | Açık ve sistematik bir “çalışma zincirini kesme” kuralı bulunmuyordu. | Tespit bulunmayan bir aydan sonraki ilk tespit yeni işe giriş sayılacak. | Aynı işyerinde olsa bile önceki sigortalılık ilişkisi otomatik olarak devam ettirilmeyecek. |
İşten ayrılış tarihi | Kesintisiz kabul edilen çalışmanın sonuna göre işlem kurulabiliyordu. | Önceki çalışma ilişkisi, hizmet kazandırılan son gün itibarıyla sona erdirilecek. | İşten ayrılış tarihi son fiilî tespit gününe bağlanacak. |
Sürekli çalışma itirazı | İşverenin aksini belgelemesi merkezî önemdeydi. | İlk ve son tespit arasında sürekli çalışma bulunduğu ileri sürülürse konu denetime gönderilecek. | Süreklilik iddiası belge, kayıt, tanık ve işyeri incelemesi üzerinden araştırılacak. |
4. KADİM Servisi ile Sosyal Güvenlik Denetmenleri Arasındaki Yeni İş Bölümü
Birinci paragraftaki değişiklik, teknik görünmekle birlikte iş akışı bakımından önemlidir. Yeni düzenleme, üçüncü paragraf kapsamında denetime gönderilecek kayıtların aynı anda otomatik tescil sürecine aktarılmasını önleyen bir istisna getirmektedir.
Uygulamanın aşamaları
Trafik ceza tutanağı veya tespite yarar bilgi ve belge KADİM servisine ulaşır.
KADİM, kişinin çalıştığı ileri sürülen işyeri ile kayıt arasında bağlantı kurup kurulamadığını inceler.
Aynı işyerinde fiilî çalışma yeterince belirlenebiliyorsa Genelgedeki hizmet kazandırma esaslarına göre işlem yürütülür.
Çalışma olgusu veya işyeri bağlantısı açık değilse kayıt, sosyal güvenlik denetmenleri servisine gönderilir.
İlk ve son tespit arasındaki dönemin sürekli çalışma olduğu ileri sürülürse uyuşmazlık yine denetime konu edilir.
Bu ayrım, özellikle ticari araç sürücülerinde önemlidir. Bir kişinin ticari araç kullanırken trafik cezası almış olması, sürücünün mutlaka araç sahibiyle hizmet akdi içinde olduğunu veya hangi işyerinde çalıştığını tek başına göstermeyebilir. Yeni sistem, sürücü–araç–işveren–işyeri bağlantısının kurulamadığı dosyalarda doğrudan tescil yerine denetim yapılmasını öngörmektedir.
5. Yeni Üçüncü Paragrafın Ayrıntılı Analizi
5.1. Hangi kayıtlar kapsamdadır?
Yeni paragraf;
yüze karşı tebliğ edilen trafik ceza tutanaklarını,
kamu idarelerinden alınan bilgi ve belgeleri,
SGK’nın denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespitlerini,
kamu idarelerinin denetim elemanları dışında kalan kolluk, zabıta, doktor, veteriner ve mühendis gibi görevlilerce düzenlenen tutanakları
kapsamaktadır.
Bilgi ve belge paylaşımına ilişkin Yönetmelik de kolluk kuvvetleri ve zabıta tarafından düzenlenen, çalışan–işyeri sahibi ayrımı ile çalışılan yer ve meslek bilgilerini içeren tutanakların SGK’ye gönderilmesini öngörmektedir.
5.2. Her kayıt için bir gün hizmet
Fiilî çalışmayı gösteren her kayıt, tutanağın düzenlendiği tarih için bir günlük hizmet doğuracaktır. Tutanakta ayrıca geniş bir çalışma dönemi yazılı olsa dahi, yeni Genelgenin olağan uygulama kuralı, doğrudan ve kendiliğinden bütün dönemi hizmete çevirmek değil, tespit gününü esas almaktır.
Bununla birlikte SGK’nın denetim ve kontrol memurlarınca daha geniş bir çalışma süresinin usulüne uygun biçimde tespit edilmesi hâlinde, 5510 sayılı Kanun’un denetim ve re’sen düzenlemeye ilişkin hükümleri ayrıca uygulanabilecektir. Kurumun denetim görevlilerince düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir; kamu idarelerinin denetim elemanları da sigortasız veya eksik bildirilen çalışmaları SGK’ye bildirmekle yükümlüdür.
5.3. En eski tespit işe giriş tarihidir
Aynı işyerinde birden fazla tespit varsa, en eski tarihli kayıt sigortalılık başlangıcını belirler. Bu tarih itibarıyla işe giriş bildirgesi düzenlenecek; izleyen aylarda tespit devam ettiği sürece her ay yeniden işe giriş bildirgesi oluşturulmayacaktır.
Bu yaklaşım, 5510 sayılı Kanun’un 4/a sigortalıları bakımından sigortalılığın fiilî çalışmayla başlaması ve işverenin işe giriş bildirgesini kural olarak çalışmaya başlamadan önce vermesi esaslarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
5.4. Kısmi süreli çalışma kabulü
Yeni Genelge, tespit edilen günlerden oluşan ilişkiyi kısmi süreli çalışma olarak nitelendirmektedir. Bunun pratik karşılığı, ardışık aylarda sigortalılık ilişkisinin devam etmesine rağmen her ayın 30 gün kabul edilmemesi; yalnızca fiilî tespit bulunan günlerin hizmete eklenmesidir.
Ancak bu idari nitelendirmenin, taraflar arasında mutlaka yazılı bir kısmi süreli iş sözleşmesi bulunduğu anlamına geldiği söylenemez. 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi, normal kısmi süreli çalışma bildirimlerinde yazılı sözleşme ve çalışma saati üzerinden gün hesabı öngörmektedir. 2026/22 sayılı Genelge ise kayıt dışı çalışmanın sonradan tespitine özgü bir hizmet kazandırma yöntemi kurmaktadır. Bu nedenle iki kurumun hukuki dayanak ve ispat yapısı birbirinden ayrılmalıdır.
5.5. Tespitsiz ay çalışma zincirini keser
Bir ay boyunca hiçbir tespit bulunmaması hâlinde:
önceki çalışma ilişkisi, hizmet kazandırılan son gün itibarıyla sona erdirilecek;
tespitsiz aydan sonraki ilk kayıt yeni işe giriş kabul edilecek;
bu yeni tarih için ayrı işe giriş bildirgesi düzenlenecektir.
Dolayısıyla tespitsiz ay, yalnızca eksik hizmet ayı değil, önceki sigortalılık ilişkisini sona erdiren bir kırılma noktasıdır.
5.6. Sürekli çalışma iddiası denetim gerektirir
İşçi, işveren veya diğer ilgili kişi, ilk ve son tespit arasındaki dönemde çalışmanın kesintisiz devam ettiğini ileri sürerse Genelge bu iddianın doğrudan kabulünü değil, denetime sevkini öngörmektedir.
Denetimde özellikle şu deliller önem kazanacaktır:
ücret bordroları ve banka ödeme kayıtları,
puantaj ve vardiya çizelgeleri,
giriş-çıkış ve kart okutma kayıtları,
GPS, sevkiyat ve araç görev kayıtları,
kamera görüntüleri,
iş sözleşmeleri ve görevlendirme yazıları,
kolluk, zabıta veya kamu kurumu tutanakları,
SGK bildirgeleriyle vergi ve diğer kamu kayıtları arasındaki uyum,
işin organizasyonu ve işverenin emir-talimat ilişkisi.
6. Örnek 15 ve Örnek 16: Tespitsiz Ayın Belirleyici Etkisi
Örnek – Ardışık aylarda tespit
Mart ayında 2, nisanda 1, mayısta 2 ve haziranda 1 tespit bulunmaktadır.
Sonuç:
Marttaki ilk tespit tarihinde tek işe giriş yapılır.
Mart için 2, nisan için 1, mayıs için 2 ve haziran için 1 gün hizmet kazandırılır.
Aylar birbirini takip ettiği için nisan, mayıs ve haziranda yeni işe giriş yapılmaz.
Hazirandaki son hizmet gününde işten ayrılış düzenlenir.
Burada aylık tespitler kesintisizdir; fakat hizmet günleri kesintisiz değildir.
Örnek – Arada tespitsiz ay
Martta 2, nisanda 1, haziranda 2 ve temmuzda 1 tespit bulunmakta; mayısta ise hiçbir tespit bulunmamaktadır.
Sonuç:
Mart ve nisan ilk çalışma dönemi kabul edilir.
Nisandaki son hizmet günü itibarıyla işten ayrılış yapılır.
Mayıs ayı çalışma zincirini keser.
Hazirandaki ilk tespit yeni işe giriş oluşturur.
Haziran ve temmuz ikinci çalışma dönemi olarak değerlendirilir.
Temmuzdaki son hizmet gününde yeniden işten ayrılış düzenlenir.
7. İşverenler Açısından Hukuki ve Operasyonel Sonuçlar
Bildirge ve prim süreçleri
5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca kamu kurumlarından alınan bilgi veya belgelerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ilişkin belgeler, tebliğe rağmen bir ay içinde verilmez veya eksik verilirse SGK tarafından re’sen düzenlenebilir; primler belirlenerek işverene tebliğ edilir. İşverenin prim borcuna karşı bir ay içinde Kuruma itiraz hakkı vardır; itiraz takibi durdurur, reddedilirse bir ay içinde iş mahkemesine başvurulabilir.
Bu nedenle tespit;
işe giriş bildirgesi,
işten ayrılış bildirgesi,
muhtasar ve prim hizmet beyannamesi,
prim tahakkuku,
eksik gün görünümü
bakımından birbirine bağlı sonuçlar doğurabilir.
İdari yaptırımlar konusunda ölçülülük
2026/22 sayılı Genelge, tek başına yeni bir idari para cezası ihdas etmemektedir. Bununla birlikte işe giriş bildirgesinin süresinde verilmemesi, prim belgelerinin verilmemesi veya eksik verilmesi gibi fiiller, ilgili koşulların gerçekleşmesi hâlinde 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi kapsamında ayrıca değerlendirilebilir. Bu nedenle her dosyada fiilin tarihi, bildirimin türü, tebligat, re’sen düzenleme ve özel istisnalar ayrı ayrı incelenmelidir.
Kayıt dışı çalıştırma tespitinin prim teşvikleri üzerindeki etkisi de uygulanacak teşvikin özel mevzuatı ile 5510 sayılı Kanun kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir. Kanunda kontrol ve denetim sonucu sigortasız çalıştırma tespiti bakımından desteklerden yararlanamamaya ilişkin hükümler bulunmakla birlikte, somut sonuç tespit tarihi ve ilgili teşvik düzenlemesine göre belirlenmelidir.
8. Hukukçular ve SGK Uygulayıcıları İçin İspat ve İtiraz Perspektifi
Yeni düzenleme ispat yükünün odağını değiştirmektedir. Artık olağan başlangıç noktası “iki tespit arasında kesintisiz çalışma” değil, “tespit edilen gün kadar hizmet”tir.
Bu nedenle:
İşçi kesintisiz çalışma iddiasındaysa, tespit dışındaki günleri destekleyen kayıtları ortaya koymalıdır.
İşveren hizmet ilişkisine itiraz ediyorsa, tutanakta belirtilen kişinin çalışan olmadığını veya ilişkinin hizmet akdine dayanmadığını somut belgelerle açıklamalıdır.
İşyeri bağlantısı tartışmalıysa, özellikle araç sahibi, işleten, alt işveren, kiracı ve fiilî işveren ayrımı araştırılmalıdır.
Belgeler çelişkili veya yetersizse, bilgi ve belge paylaşımı Yönetmeliği gereğince önce yazışma yapılması; sonuç alınamazsa denetim yoluna gidilmesi mümkündür.
Sürekli çalışma iddiasında salt iki tarih arasındaki zaman aralığı yeterli değildir. Denetimin amacı, aradaki günlerde hizmet akdinin unsurlarının ve fiilî çalışmanın gerçekten devam edip etmediğini ortaya koymaktır.
9. Sonuç ve Uygulama İçin Kontrol Listesi
2026/22 sayılı Genelge, kayıt dışı istihdam tespitlerinde daha sınırlı ve somut veriye dayalı bir hizmet kazandırma modeli benimsemektedir. Yeni sistemde tespit günü, ardışık ay, tespitsiz ay, işyeri bağlantısı ve sürekli çalışma itirazı ayrı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
İşverenlerin İK, bordro ve özlük süreçlerinde:
Kamu kurumlarına verilen çalışan listeleriyle SGK kayıtlarını düzenli karşılaştırması,
Araç sürücüsü, saha personeli ve geçici görevlilerin işveren–işyeri bağlantısını yazılı olarak belgelemesi,
Puantaj, vardiya, banka ödemesi ve giriş-çıkış kayıtlarını tutarlı biçimde saklaması,
SGK tebligatlarında bir aylık belge sunma süresini kaçırmaması,
Tespit yapılan ayları kronolojik çizelge hâline getirerek tespitsiz ayları ayrıca belirlemesi,
Sürekli çalışma veya hizmet akdi itirazını genel ifadeler yerine somut belge setiyle sunması,
Re’sen düzenlenen bildirge, prim ve varsa idari para cezasını birbirinden ayrı hukuki işlem olarak incelemesi
yerinde olacaktır.




Yorumlar