TIBBİ MÜDAHALELERDE BİLGİLENDİRİLMİŞ RIZANIN ELEKTRONİK ORTAMDA ALINMASI: HASTA HAKLARI, İSPAT VE HUKUKİ SORUMLULUK BAKIMINDAN BİR İNCELEME
Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme, yalnızca hasta kayıtlarının elektronik ortamda tutulmasını değil, tıbbi müdahaleye ilişkin karar süreçlerinin de dijital araçlarla yürütülmesini beraberinde getiriyor. Ancak bir rıza formunun ekranda görüntülenmesi ve telefonla gelen kodun sisteme girilmesi, hastanın müdahaleyi gerçekten anlayarak kabul ettiği anlamına gelir mi? Yeni düzenlemenin merkezindeki hukuki mesele tam olarak budur: Elektronik doğrulama ile bilgilendirilmiş irade arasındaki ilişkinin doğru kurulması.
27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik, tıbbi müdahale öncesinde alınacak rızanın elektronik ortamda yürütülmesi hâlinde uygulanacak süreci düzenlemektedir. Düzenleme; formun hastaya güvenli ve erişilebilir biçimde ulaştırılmasından kimlik doğrulamaya, müdahaleye özgü onaydan kayıtların saklanmasına kadar uzanan bir yapı öngörmektedir.
Bu yazıda elektronik rıza sisteminin işleyişi, hasta hakları üzerindeki etkileri, sağlık kuruluşlarının teknik ve hukuki yükümlülükleri ile uyuşmazlıklarda incelenmesi gereken deliller ele alınmaktadır. Mevzuata ilişkin açıklamalar ile uygulamaya yönelik hukuki değerlendirmeler birbirinden ayrılarak sunulmuştur. Yazı genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olayın özellikleri ve güncel tamamlayıcı düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir.
1. Yeni Yönetmelik Ne Getiriyor, Kimleri Kapsıyor?
Yönetmelik, birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerini kapsamaktadır. Düzenlemenin konusu, sağlık hizmetinin sunumu sırasında gerçekleştirilecek tıbbi müdahale öncesinde hastanın bilgilendirilmiş rızasının elektronik ortamda alınması hâlinde izlenecek usuldür. Dolayısıyla kapsam ile yöntem birbirinden ayrılmalıdır: Sağlık tesislerinin düzenleme kapsamında bulunması, her tıbbi müdahalede mutlaka elektronik yöntem kullanılacağı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Hukuki dayanaklar; 1219 sayılı Kanunun 70. maddesi, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 19. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 358. maddesidir. Yönetmeliğin temel yaklaşımı, rızanın maddi koşullarını ortadan kaldırmak değil, elektronik ortamda alınan irade açıklamasının güvenilirliğini ve sonradan denetlenebilirliğini sağlamaktır.
Temel ayrım şudur: Kâğıt belgenin yerini dijital kayıt alabilir; ancak hastanın bilgilendirilmesi, iradesinin serbest olması ve rızanın belirli bir müdahaleye ilişkin bulunması gereği ortadan kalkmaz.
2. Elektronik Onay ile
Bilgilendirilmiş Rıza Aynı Şey mi?
Yönetmelik, bilgilendirilmiş rızayı hastanın tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesi şeklinde tanımlamaktadır. Bu tanım, rızanın yalnızca bir imzadan veya onay hareketinden ibaret olmadığını gösterir. Hastanın neye izin verdiğini anlayabilmesi, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olması ve iradesini baskı altında kalmadan açıklayabilmesi gerekir.
Sağlık hukuku bakımından bilgilendirme süreci; müdahalenin niteliği, amacı, beklenen yararları, öngörülebilir riskleri, uygun alternatifleri ve müdahalenin kabul edilmemesinin muhtemel sonuçları gibi karar üzerinde etkili hususların somut olaya uygun biçimde açıklanmasını gerektirir. Kullanılan dilin anlaşılabilir olması ve hastaya değerlendirme ile soru sorma imkânı tanınması, bu sürecin yalnızca şeklen değil içerik bakımından da yürütülmesi açısından önemlidir.
Elektronik doğrulama, belirli bir işlem kapsamında bir onay kaydının oluştuğunu gösterebilir. Buna karşılık hastaya sunulan açıklamanın yeterli olup olmadığı, formun somut müdahaleye uygunluğu ve hastanın karar vermesine elverişli bir ortamın bulunup bulunmadığı ayrı inceleme konularıdır. Bu nedenle “sistemde onay var” tespiti, tek başına bütün hukuki tartışmaları sona erdirmez.
3. Elektronik Rıza Nasıl Alınır? Kimlikten Müdahaleye Özgü Onaya
Hasta ve sağlık meslek mensubunun kimliği
Elektronik rıza süreci başlamadan önce hastanın ve süreci yürüten sağlık meslek mensubunun kimliğinin doğrulanması gerekir. Hastaya ait kimlik doğrulaması tamamlanmadan elektronik rıza aşamasına geçilmemesi, irade açıklamasının doğru kişiyle ilişkilendirilmesini sağlayan ilk güvenlik katmanıdır. İlgili sağlık meslek mensubunun Entegre Kurumsal İşlem Platformunda tanımlı ve aktif olması da sürecin yetkili kişi tarafından yürütülmesini güvence altına alır.
SGK geri ödeme kapsamındaki işlemlerde, kimlik tespiti ve doğrulamaya ilişkin ilgili mevzuatın ayrıca dikkate alınması gerekir. Burada telefon numarasının doğrulanması ile kişinin kimliğinin doğrulanması birbirinin yerine geçen işlemler değildir; farklı amaçlara hizmet eden tamamlayıcı aşamalardır.
Telefon numarasının doğrulanması ve 12 aylık süre
e-Nabız üzerinden yürütülen süreçte hastanın cep telefonu numarasının bu sistem aracılığıyla doğrulanmış olması aranır. Doğrulanmış numara bulunmaması hâlinde SMS ile gönderilen tek kullanımlık kod üzerinden doğrulama yapılır. Sağlık tesisinin elektronik haberleşme aracının kullanıldığı yöntemde ise sağlık bilgi yönetim sistemindeki doğrulanmış numara esas alınır; doğrulama bulunmadığında ilgili SMS doğrulama süreci işletilir.
Sağlık tesisinin elektronik haberleşme aracı üzerinden öngörülen yöntemle doğrulanan cep telefonu numarası, doğrulama tarihinden itibaren 12 ay boyunca doğrulanmış olarak tutulur. Sürenin sonunda aynı yöntemle yeniden rıza alınacaksa numaranın tekrar doğrulanması gerekir. Bu süre rızanın geçerlilik süresi değildir. Telefonun doğrulanmış olması, hastanın sonraki bütün müdahalelere önceden izin verdiği anlamına gelmez.
Formun sunulması ve müdahaleye özgü doğrulama
Rıza formu, ilgili sağlık meslek mensubunun elektronik onayı sonrasında hastanın erişimine açılır. Hasta doğrulanmış telefonuna gönderilen bağlantı veya e-Nabız üzerinden metne ulaşır. Müdahaleyi kabul etmesi hâlinde, yalnızca ilgili tıbbi müdahale kapsamında kullanılacak SMS doğrulama kodu oluşturulur. Telefon numarasını doğrulamak için kullanılan kod ile belirli bir müdahaleye rıza verildiğini doğrulayan kodun işlevi bu nedenle ayrıdır.
e-Nabız yönteminde hasta doğrulama kodunu doğrudan sisteme girer. Sağlık tesisinin elektronik haberleşme aracının kullanıldığı yöntemde ise kod, öngörülen usul çerçevesinde sağlık meslek mensubuna bildirilerek sisteme iletilir. Yalnızca kodun gönderilmiş olması ile doğrulamanın tamamlanması aynı değildir; sürecin son aşamasına ilişkin kayıtlar da bulunmalıdır.
4. e-Nabız ve Sağlık Tesisinin Elektronik Aracı Arasındaki Fark
İki yöntemin ortak amacı, rıza beyanının ilgili hastayla ve belirli tıbbi müdahaleyle ilişkilendirilmesidir. Buna karşılık hastanın sistemle etkileşim biçimi farklıdır. Bir yöntemde hasta işlemi e-Nabız üzerinden doğrudan yürütürken, diğerinde sağlık tesisinin kayıtlı ve sistemle bağlantılı elektronik haberleşme aracı devreye girer. İkinci yöntem, herhangi bir kişisel telefon veya kurumdan bağımsız mesajlaşma uygulamasıyla aynı şey değildir.
Uygulama bakımından kurumların hangi yöntemin kullanıldığını açık biçimde kaydetmesi önemlidir. Hastanın kendi girişine dayanan bir işlem ile sağlık meslek mensubunun aracılığıyla sisteme aktarılan işlem, kullanıcı hareketleri ve kayıt zinciri bakımından ayrı ayrı izlenebilmelidir. Teknik destek sunulması, hastanın kararının yerine geçmemeli; destek ile irade açıklaması arasındaki sınır korunmalıdır.
5. Formun Merkezi Sisteme Aktarılması ve Hastanın Erişimi
Elektronik ortamda alınan bilgilendirilmiş rıza formu, merkezi sağlık veri sistemine aktarılır ve e-Nabız üzerinden hastanın erişimine sunulur. Bu yapı, belgenin yalnızca sağlık tesisinin yerel kayıtlarında kalmamasına ve hastanın sonradan kendi rıza belgesini inceleyebilmesine hizmet eder.
Hastaya belgeye erişim imkânı sağlanması, karar sürecinin şeffaflığı bakımından önemlidir. Bununla birlikte merkezi sisteme aktarım, sağlık tesisinin kendi işlem kayıtlarını saklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Formun merkezi kaydı ile yerel sistemdeki doğrulama, kullanıcı ve erişim kayıtları birbirini tamamlayan farklı veri gruplarıdır.
6. Dijital Arşivde Yalnızca Rıza Formunu Saklamak Yeterli mi?
Yönetmelik, elektronik rıza belgeleri ile bunlara ilişkin işlem ve iz kayıtlarının, fiziksel rıza belgeleri için geçerli saklama ve imha sürelerine uygun olarak muhafaza edilmesini öngörmektedir. Bu nedenle bütün sağlık tesisleri ve bütün kayıt türleri için geçerli tek bir süre varmış gibi değerlendirme yapılmamalıdır. Somut kayıt bakımından uygulanacak mevzuat ve kurumun yükümlülükleri birlikte incelenmelidir.
Saklama düzeninin yalnızca son hâliyle rıza formuna odaklanması eksik kalır. Rızanın hangi tarihte ve saatte açıklandığı, SMS kodunun gönderim ve doğrulama bilgileri, işlemi yapan sağlık meslek mensubunun kimliği ve kaydın güvenliğine ilişkin teknik veriler de önem taşır. Sağlık tesisinin elektronik haberleşme aracı üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin kayıtları, sağlık tesisi tarafından muhafaza edilmelidir.
Veri bütünlük değeri ile zaman damgasının işlevi
Elektronik veri bütünlük değeri, bir dosyaya hash algoritması uygulanarak elde edilen ve dosyanın bütünlüğünü kontrol etmek için kullanılan teknik değerdir. Zaman damgası ise kayıtların zaman boyutuyla ilişkilendirilmesine hizmet eder. Bunlar elektronik dosyanın sonradan değiştirilip değiştirilmediğinin ve kayıt zincirinin incelenmesinde önemli araçlardır.
Ancak teknik bütünlük, içeriğin hukuken yeterli olduğunu tek başına kanıtlamaz. Eksik bir bilgilendirme metni de bütünlük değeri ve zaman damgasıyla saklanabilir. Bu nedenle belgenin değiştirilmediğinin gösterilmesi ile belgedeki açıklamaların hastayı yeterince aydınlattığının gösterilmesi farklı değerlendirmelerdir.
7. Elektronik Tıbbi Rıza, Kişisel Verilerin İşlenmesine Açık Rıza Değildir
Elektronik rıza sürecinde en önemli ayrımlardan biri, tıbbi müdahaleye izin verilmesi ile kişisel verilerin işlenmesinin hukuki dayanağı arasındadır. Hasta bir tıbbi müdahaleyi kabul ederken bedenine yönelik belirli bir işlem hakkında karar vermektedir. Kişisel verilerin işlenmesi ise verinin hangi amaçla, kim tarafından ve hangi hukuki şart altında kullanılabileceğine ilişkin ayrı bir değerlendirmedir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri niteliğindedir. Bu verilerin işlenmesi, güncel 6. maddede düzenlenen şartlara ve yeterli önlemlere tabidir. Açık rıza, kanunda öngörülen işleme şartlarından biridir; ancak tek hukuki dayanak değildir. Bu nedenle bir sağlık kuruluşunun her veri işleme faaliyetini otomatik olarak hastadan alınan tıbbi müdahale onayına dayandırması doğru değildir.
Veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü, gerektiğinde kişisel verilerin işlenmesine açık rıza alınması ve tıbbi müdahaleye ilişkin bilgilendirilmiş rıza süreçleri, amaçları ve hukuki sonuçları bakımından ayrı tasarlanmalıdır. Müdahale onayının, ilgisiz pazarlama veya sınırsız veri paylaşımı izni şeklinde yorumlanmaması gerekir. Her faaliyet için uygun hukuki dayanak ayrıca belirlenmelidir.
Teknik ve idari güvenlik tedbirleri
Yönetmelik çerçevesinde bilgi, belge, işlem kayıtları ve iz kayıtlarının güvenliği bakımından gerekli teknik ve idari tedbirler alınmalıdır. Erişim yetkilerinin görev ve sorumluluk sınırlarına göre belirlenmesi, kayıtların yetkisiz erişime karşı korunması ve işlemlerin denetlenebilir olması bu yaklaşımın temel parçalarıdır.
Uygulama önerisi olarak; kişiye özgü kullanıcı hesapları, yetki değişikliklerinin izlenmesi, güvenli yedekleme, hizmet sağlayıcıların sorumluluklarının belirlenmesi ve olay müdahale süreçlerinin yazılı hâle getirilmesi önemlidir. Bunlar her biri ayrı ayrı yönetmelikte sayılmış hükümler olarak değil, mevzuat yükümlülüklerinin kurumsal süreçlere yansıtılmasına yönelik tedbirler olarak değerlendirilmelidir.
8. Küçükler ve Kısıtlılarda Kanuni Temsilci Nasıl Devreye Girer?
Hasta küçük veya kısıtlı ise hasta tarafından yürütülecek elektronik işlemler, Hasta Hakları Yönetmeliğine uygun şekilde kanuni temsilci tarafından gerçekleştirilir. Kimlik ve telefon doğrulamasına ilişkin kurallar temsilci bakımından da uygulanır. Burada doğru kişinin kimliğinin kontrol edilmesinin yanında, temsil yetkisinin somut olayda mevcut olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir.
Kanuni temsilcinin bulunmaması, hazır bulunamaması veya elektronik ortamda doğrulanamaması hâlinde rızanın elektronik ortamda alınamaması, bu yöntemin sınırını ortaya koyar. Bu durum, tıbbi müdahalenin bütün koşullarda yapılamayacağı veya temsil ve acil müdahale hükümlerinin devre dışı kaldığı anlamına gelmez. Uygulanacak yol, ilgili hasta hakları ve diğer mevzuat hükümleri kapsamında ayrıca belirlenmelidir.
Aynı şekilde, bir hasta yakınının telefon numarasının sistemde kayıtlı olması, o kişinin kendiliğinden kanuni temsilci sıfatı taşıdığını göstermez. Yakınlık, iletişim kişisi olma ve hukuki temsil yetkisi farklı kavramlardır.
9. Uyuşmazlıklarda Elektronik Rızanın Delil Değeri
Elektronik rıza sistemi, sağlık hukuku uyuşmazlıklarında incelenebilecek verileri çeşitlendirmektedir. Kâğıt belgenin yanında veya onun yerine, formun içeriğiyle birlikte doğrulama ve işlem kayıtlarının da değerlendirilmesi gerekir. Ancak SMS koduyla onaylanan her kaydın kendiliğinden güvenli elektronik imzalı belge veya kesin delil sayıldığı sonucuna varılmamalıdır. Kaydın niteliği, oluşturulma yöntemi, aidiyeti ve uygulanacak usul hükümleri somut olayda incelenir.
Hangi kayıtlar birlikte incelenmeli?
· Hastaya sunulan rıza formunun tam metni, müdahaleyle ilişkisi ve işlem tarihindeki sürümü.
· Hasta ile sağlık meslek mensubuna ilişkin kimlik doğrulama kayıtları ve kullanılan yöntem.
· Telefon numarasının hangi tarihte, hangi usulle doğrulandığına ilişkin veriler.
· Forma erişim bağlantısının gönderimine ve mevcutsa erişime ilişkin kayıtlar.
· Müdahaleye özgü SMS kodunun oluşturulma, gönderilme ve doğrulanma kayıtları.
· İşlemi gerçekleştiren kullanıcı, sağlık meslek mensubu ve tarih-saat bilgileri.
· Veri bütünlük değeri, zaman damgası ve ilgili güvenlik kayıtları.
· Merkezi sisteme aktarım bilgileri ile bilgilendirmenin fiilen nasıl yapıldığını açıklayan diğer hasta dosyası kayıtları.
Bu liste, uyuşmazlık incelemesi bakımından önerilen delil kapsamını göstermektedir; listedeki her unsurun yönetmelikte aynı ayrıntıyla ve aynı adla zorunlu kayıt olarak düzenlendiği anlamına gelmez. Somut talebin, mevcut kayıt altyapısı ve uyuşmazlığın konusu ile bağlantılı biçimde kurulması gerekir.
Rıza, mesleki özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz
Hastanın belirli riskler hakkında bilgilendirilmiş olması, sağlık hizmetinin tıbbi standartlara uygun yürütülmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Bilgilendirme ve rıza yükümlülüğüne ilişkin değerlendirme ile teşhis, tedavi ve takipte mesleki özenin gösterilip gösterilmediği farklı inceleme başlıklarıdır. Elektronik onay, sağlık kuruluşunu veya ilgili sağlık meslek mensubunu her türlü sorumluluktan kurtaran genel bir ibra belgesi gibi ele alınmamalıdır.
Öte yandan eksik bir teknik kayıt da tek başına her uyuşmazlıkta otomatik olarak tazminat sorumluluğu doğduğu anlamına gelmez. Eksikliğin niteliği, diğer deliller, iddia edilen ihlal ve uygulanacak sorumluluk rejimi birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle hem “onay varsa sorumluluk yoktur” hem de “bir kayıt eksikse dava kesin kazanılır” şeklindeki yaklaşımlar isabetli değildir.
10. Sağlık Kuruluşları İçin Uygulama Yol Haritası
Elektronik rıza sistemine uyum, yalnızca yazılım satın alınmasıyla tamamlanabilecek bir çalışma değildir. Hukuki içerik, klinik işleyiş, kullanıcı yetkileri ve teknik kayıt düzeni birlikte tasarlanmalıdır. Aşağıdaki kontrol başlıkları, kurum içi değerlendirme için pratik bir başlangıç sunmaktadır:
Formları gözden geçirin: Genel ve belirsiz onay metinleri yerine müdahaleyle bağlantılı, anlaşılır ve güncel içerikler oluşturun; hastaya sunulan sürümün izlenmesini sağlayın.
Bilgilendirmeyi iş akışına yerleştirin: Hastaya açıklama yapılması, sorularının yanıtlanması ve karar vermesine elverişli zaman tanınması için süreç belirleyin.
Doğrulama katmanlarını ayırın: Kimlik doğrulaması, telefon numarası doğrulaması ve müdahaleye özgü rıza doğrulamasını birbirine karıştırmayın.
Yetki ve temsil kontrollerini kurun: İşlemi yapan sağlık meslek mensubunun yetkisini ve gerekiyorsa kanuni temsilcinin sıfatını teyit edin.
Kayıt zincirini test edin: Form, SMS doğrulaması, kullanıcı hareketleri, zaman bilgileri ve merkezi aktarımın birbiriyle ilişkilendirilebildiğini kontrol edin.
Arşiv ve güvenliği birlikte yönetin: Saklama-imha kuralları, erişim sınırları, yedekleme ve denetim süreçlerini yazılı hâle getirin.
Alternatif işleyişi belirleyin: Teknik aksaklık veya elektronik yöntemin uygulanamadığı durumlarda, ilgili mevzuata uygun hareket edilmesini sağlayacak kurum içi prosedür oluşturun.
Güncel teknik düzenlemeleri izleyin: Bakanlığın belirleyebileceği usul, esas ve standartlar doğrultusunda altyapıyı ve uygulamayı yeniden değerlendirin.
Bu yol haritası, hukuki uyum çalışmalarına yönelik önerilerden oluşmaktadır. Elektronik sistemin kurulmuş veya çalışıyor olması tek başına mevzuata tam uyum sağlandığının kabulü için yeterli değildir; uygulamanın fiilen nasıl yürütüldüğü de denetlenmelidir.
11. Sık Sorulan Sorular
Elektronik rıza bütün sağlık tesislerinde zorunlu yöntem midir?
Yönetmelik üç basamaktaki sağlık tesislerini kapsar; ancak kapsam hükmü tek başına bütün müdahalelerde elektronik yöntemin zorunlu olduğu sonucunu doğurmaz. Düzenleme, rızanın elektronik ortamda alınması hâlinde uygulanacak usulü belirlemektedir.
Telefon doğrulaması 12 ay geçerliyse tek onayla bir yıl boyunca işlem yapılabilir mi?
Hayır. Telefon numarasının doğrulanmış sayıldığı süre ile belirli bir tıbbi müdahaleye ilişkin rıza farklıdır. Müdahaleye özgü onay mekanizmasının ayrıca işletilmesi gerekir.
SMS kodunun girilmesi, hastanın yeterince bilgilendirildiğini kesin olarak gösterir mi?
Hayır. Kod doğrulaması elektronik işlem kaydına katkı sağlar. Bilgilendirmenin içeriği, zamanı, anlaşılabilirliği ve hastanın serbest iradesi ayrıca değerlendirilir.
Rıza formunun e-Nabız’da bulunması yerel işlem kayıtlarını gereksiz kılar mı?
Hayır. Merkezi sisteme aktarım ile sağlık tesisindeki işlem ve iz kayıtlarının muhafazası birbirinin yerine geçmeyen yükümlülüklerdir.
Elektronik müdahale onayı kişisel verilerin her amaçla kullanılmasına izin verir mi?
Hayır. Tıbbi müdahaleye ilişkin rıza, kişisel veri işlemenin sınırsız hukuki dayanağı değildir. İşleme amacı ve uygulanabilir kanuni şartlar ayrıca belirlenmelidir.
Hasta yakınının onay vermesi yeterli midir?
Bir kişinin hasta yakını olması kendiliğinden temsil yetkisi doğurmaz. Kanuni temsilin gerekli olduğu hâllerde sıfat ve yetki kontrolü ile yönetmelikteki doğrulama usulleri birlikte ele alınmalıdır.
12. Sonuç: Dijitalleşen Belge Değil, Güvence Altına Alınması Gereken Bir Karar Süreci
Bilgilendirilmiş rızanın elektronik ortamda alınmasına ilişkin düzenleme, sağlık hizmetlerinde önemli bir dijitalleşme adımıdır. Belgeye erişimin kolaylaşması, kimlik ve telefon doğrulamasının sistemleştirilmesi, müdahaleye özgü kod kullanılması ve teknik kayıtların korunması, rıza işlemlerinin izlenebilirliğini güçlendirebilir.
Bununla birlikte düzenlemenin başarısı, elektronik onayın hastayla kurulması gereken iletişimin yerine geçirilmemesine bağlıdır. Hastanın neye, hangi bilgiler ışığında ve hangi koşullarda rıza gösterdiği açıklığa kavuşturulamadığında, güçlü bir teknik altyapı tek başına yeterli hukuki güvence sağlamaz.
Sağlık kuruluşları için hedef, yalnızca onay kaydı üreten bir sistem kurmak değil; hastanın karar hakkını koruyan, bilgilendirmeyi görünür kılan, kayıtların bütünlüğünü sağlayan ve denetime elverişli bir süreç oluşturmaktır. Sağlık hukuku uyuşmazlıklarında ise değerlendirme, elektronik formun varlığının ötesine geçerek bilgilendirmenin içeriğini ve bütün işlem zincirini birlikte kapsamalıdır.
Kaynaklar ve Güncellik Notu
1. Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik, 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete.
2. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu; özellikle kişisel veri işleme ilkeleri, özel nitelikli verilerin işlenmesi, aydınlatma ve veri güvenliğine ilişkin hükümler.
Bu yazı, mevcut rapor ve belirtilen resmî mevzuat kaynakları esas alınarak 27 Ekim 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Uygulama önerileri mevzuat hükümlerinin birebir aktarımı değildir. Bakanlığın tamamlayıcı teknik düzenlemeleri ile somut olaya uygulanacak diğer mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir.




Yorumlar