top of page

HMK M.124 KAPSAMINDA KABUL EDİLEBİLİR YANILGI NEDENİYLE YANLIŞ HASMA AÇILAN DAVADA TARAF DEĞİŞİKLİĞİ DURUMUNDA ARABULUCULUK ENGELİ AŞILDI: HUKUK GENEL KURULU’NDAN EMSAL KARAR

8 saat önce
6 dakikada okunur
Davacı, aile sağlığı elemanı olarak çalıştığı dönemde birlikte görev yaptığı doktor tarafından mobbing, hakaret, iftira ve tehditlere maruz kaldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açmıştır. Ancak davayı başlangıçta doktora yöneltmiş, sonrasında mahkemenin verdiği süre üzerine davalıyı Sağlık Bakanlığı olarak değiştirmiştir. Sorun, davalı değiştirildikten sonra Sağlık Bakanlığı yönünden yapılan arabuluculuk başvurusunun dava şartını sağlayıp sağlamadığı noktasında toplanmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/257 E., 2026/213 K.Karar Tarihi: 01.04.2026 


İlk Derece Mahkemesi ve BAM Kararı

Mahkeme;

  • Doktorun işveren olmadığını,

  • Gerçek davalının Sağlık Bakanlığı olduğunu,

  • Davanın açıldığı tarihte Bakanlık yönünden arabuluculuk yapılmadığını,

  • Arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanamayacağını,

kabul ederek davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmiştir. 

Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onamıştır.


Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bozma Gerekçesi

  1. Hukuk Dairesi;

  2. HMK m.124 kapsamında yapılan davalı değişikliğinin, yeni davalı açısından yeni dava açılması sonucunu doğurduğunu,

  3. Bu nedenle dava şartlarının yeni davalı bakımından değerlendirilmesi gerektiğini,

  4. Davacının Sağlık Bakanlığına karşı davayı yöneltmeden önce arabuluculuğa başvurduğunu,

  5. Arabuluculuk süreci devam ederken taraf değişikliği yapılmasının, somut olayda mahkemenin verdiği kısa süreden kaynaklandığını,

belirterek dava şartının gerçekleştiğini kabul etmiş ve kararın bozulmasına hükmetmiştir.


Hukuk Genel Kurulu'nun Değerlendirmesi

Hukuk Genel Kurulu şu önemli tespitlerde bulunmuştur:

1. Taraf değişikliği halinde yeni davalı bakımından dava şartları ayrıca incelenir

HMK m.124 kapsamında davalı değiştirildiğinde, yeni davalı açısından dava o tarihte açılmış sayılır. Bu nedenle arabuluculuk şartı da yeni davalı bakımından değerlendirilmelidir.


2. Yeni davalıya karşı arabuluculuk başvurusu yapılmıştır

Davacı;

  • 14.12.2021 tarihinde Sağlık Bakanlığı yönünden arabuluculuğa başvurmuş,

  • 20.12.2021 tarihinde davayı Bakanlığa yöneltmiş,

  • 30.12.2021 tarihinde anlaşamama tutanağı alınmıştır.

Dolayısıyla arabuluculuk süreci tamamen yok sayılabilecek durumda değildir.


3. Mahkemenin verdiği bir haftalık süre içinde arabuluculuğun sonuçlanması fiilen mümkün değildir

Kurul, mahkemece verilen bir haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk görüşmelerinin tamamlanmasının fiilen mümkün olmadığını vurgulamıştır. Bu nedenle somut olayda başvurunun yapılmış olması yeterli görülmelidir.


4. Aksi yaklaşım mahkemeye erişim hakkını ihlal eder

Kurula göre;

  • Hak arama özgürlüğü,

  • Mahkemeye erişim hakkı,

  • Adil yargılanma hakkı,

  • Usul ekonomisi ilkesi

birlikte değerlendirildiğinde davanın sadece bu nedenle reddedilmesi ölçüsüz olacaktır.


Sonuç

Hukuk Genel Kurulu;

✅ Davacının yeni davalı olan Sağlık Bakanlığı yönünden arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu,

✅ Somut olayın özellikleri nedeniyle arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinin kabul edilmesi gerektiğini,

✅ Mahkemenin davayı usulden reddetmek yerine esasına girerek incelemesi gerektiğini,

tespit etmiş ve direnme kararını bozmuştur.


Kararın Uygulamadaki Önemi


HMK m.124 kapsamında kabul edilebilir yanılgı nedeniyle davalı değiştirilmişse ve yeni davalıya karşı taraf değişikliğinden önce arabuluculuk başvurusu yapılmışsa, arabuluculuk görüşmeleri henüz sonuçlanmamış olsa bile somut olayın özelliklerine göre dava şartının gerçekleştiği kabul edilebilir. 

İş hukuku uygulamasında yanlış hasma yöneltilen davalarda, sonradan doğru işverenin davalı yapılması halinde arabuluculuk dava şartının nasıl değerlendirileceğine ilişkin emsal niteliğinde bir Hukuk Genel Kurulu kararıdır.


Kararın Hukuki Gerekçesi


1. Davalı değişikliği halinde yeni davalı açısından "yeni dava" doğar

Kurulun temel çıkış noktası şudur:

  • HMK m.124 kapsamında davalı değiştirilirse,

  • Eski davalı davadan çıkar,

  • Yeni davalı davaya dahil olur,

  • Yeni davalı yönünden dava, onun davaya dahil edildiği tarihte açılmış sayılır.

Bu nedenle yeni davalı bakımından dava şartları ayrıca değerlendirilmelidir.


Kurul bu hususu özellikle vurgulayarak, davalı tarafta yapılan iradi taraf değişikliğinin yeni davalı açısından usul hukukunda yeni bir dava açılmasına benzer sonuç doğurduğunu kabul etmiştir.


2. Arabuluculuk dava şartı yeni davalı yönünden değerlendirilmelidir


Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi şu yaklaşımı benimsemişti:

"Dava açıldığı tarihte Sağlık Bakanlığı yönünden arabuluculuk yoktur. Sonradan tamamlanamaz."

Kurul ise bu yorumu doğru bulmamıştır.

Çünkü:

  • Davalı artık doktor değil Sağlık Bakanlığıdır.

  • Dava şartı da Sağlık Bakanlığı yönünden incelenmelidir.

  • Yeni davalıya karşı arabuluculuk başvurusu yapılmışsa bunun hukuki sonucu dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla değerlendirme dava açılış tarihine değil, taraf değişikliğinin gerçekleştiği aşamaya göre yapılmalıdır.


3. Davacı, Sağlık Bakanlığına karşı arabuluculuğa başvurmuştur

Dosyada sabittir ki;

  • Muhtıra 12.12.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.

  • Davacı 14.12.2021 tarihinde Sağlık Bakanlığı aleyhine arabuluculuk başvurusu yapmıştır.

  • 20.12.2021 tarihinde davayı Sağlık Bakanlığına yöneltmiştir.

  • 30.12.2021 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlenmiştir.

Bu nedenle Kurula göre:

Davacı yeni davalıya karşı arabuluculuk sürecini hiç başlatmamış değildir.

Aksine arabuluculuk fiilen işletilmiştir.


4. Mahkemenin verdiği sürede arabuluculuğun tamamlanması fiilen mümkün değildir

Kararın en güçlü gerekçelerinden biri budur.

Mahkeme;

  • Davacıya yalnızca 1 haftalık kesin süre vermiştir.

  • Bu süre içerisinde hem yeni davalı belirlenmesi,

  • Hem arabuluculuğa başvurulması,

  • Hem görüşmelerin tamamlanması

pratik olarak mümkün değildir.

Kurul bu sebeple:

Arabuluculuğun sonuçlandırılmasının değil, başlatılmış olmasının yeterli görülmesi gerektiğini kabul etmiştir.

5. Davacı eksikliği gidermek için gerekli özeni göstermiştir

Kurul kararında davacının davranış biçimi de değerlendirilmiştir.

Davacı;

✅ Kendisine verilen süreyi kaçırmamıştır.

✅ Yeni davalıya yönelmiştir.

✅ Arabuluculuğa başvurmuştur.

✅ Son tutanağı dosyaya sunmuştur.

Bu nedenle davacının kötü niyetli veya usulü kötüye kullanan bir davranışı bulunmadığı kabul edilmiştir.


6. HMK m.124'ün uygulanabilirliği korunmalıdır

Kurul çok önemli bir ilke ortaya koymuştur:

Eğer mahkemelerin yaklaşımı kabul edilirse;

  • Yanlış hasım gösterilen davalarda,

  • Sonradan doğru hasma geçilmesi fiilen imkânsız hale gelir.

Bu durumda HMK m.124'ün sağladığı koruma anlamsızlaşır.

Bu nedenle taraf değişikliği müessesesinin etkili şekilde uygulanabilmesi için yeni davalı yönünden yapılan arabuluculuk başvurularına hukuki değer verilmesi gerektiği belirtilmiştir.


Anayasa'ya göre:

  • Herkes mahkemeye erişim hakkına sahiptir.

  • Haklarını ileri sürebilmelidir.

  • Şekli kurallar, hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde uygulanamaz.

Davacının arabuluculuğa başvurmasına rağmen sırf süreç tamamlanmadan taraf değişikliği yapıldığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi, Kurula göre hak arama özgürlüğü ile bağdaşmamaktadır.


8. Mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmemelidir

Kurul, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine de atıf yapmıştır.

Karara göre;

  • Kişinin mahkemeye ulaşmasını engelleyen aşırı şekilcilik,

  • Adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabilir.

Bu nedenle arabuluculuk kurumunun amacı dikkate alınmalı, şekli yorumlar ile davacının mahkemeye ulaşması engellenmemelidir.


9. Usul ekonomisi ilkesi gözetilmelidir

Kurulun üzerinde durduğu diğer ilke usul ekonomisidir.

Davacı:

  • Arabuluculuğa başvurmuş,

  • Taraf değişikliği yapmış,

  • Deliller toplanmış,

  • Tanıklar dinlenmiş,

  • Bilirkişi raporu alınmış,

olmasına rağmen davanın sonunda sırf dava şartı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Kurula göre bu yaklaşım:

  • Emek,

  • Zaman,

  • Yargılama gideri

bakımından usul ekonomisine aykırıdır.


Karardan Çıkan Emsal İlke

Bu kararın özü şu cümlede toplanabilir:

HMK m.124 kapsamında kabul edilebilir yanılgı nedeniyle davalı değişikliği yapılmışsa ve yeni davalıya karşı taraf değişikliğinden önce arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilmişse, somut olayın özelliklerine göre henüz son tutanak alınmamış olsa bile arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilebilir. Mahkemeler aşırı şekilci yorumla davayı usulden reddetmemelidir. 

Kararın Avukatlar Açısından Önemi

Bu karar özellikle;

  • Yanlış hasım gösterilen işçilik davalarında,

  • İşveren yerine şube, müdür, şirket yetkilisi veya temsilciye karşı açılan davalarda,

  • Sonradan HMK m.124 kapsamında gerçek işverene yönelinen uyuşmazlıklarda,

arabuluculuk dava şartının değerlendirilmesine ilişkin güçlü bir Hukuk Genel Kurulu içtihadı niteliğindedir.


Bu İçtihadın Benzer Davalara Etkisi

Bu kararın en önemli özelliği, arabuluculuk dava şartını katı ve şekilci bir yorumla değil, hak arama özgürlüğünü esas alan fonksiyonel bir yorumla değerlendirmesidir.  Hukuk Genel Kurulu, HMK m.124 kapsamında yapılan davalı değişikliğinde arabuluculuk şartının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu yaklaşımın uygulamadaki etkileri oldukça geniş olacaktır.


1. Yanlış Hasma Yöneltilen İş Davalarında Güçlü Bir Emsal Oluşturur

Özellikle aşağıdaki durumlarda sıklıkla yanlış hasım sorunu yaşanmaktadır:

  • Şirket müdürüne dava açılması,

  • Şube müdürlüğüne dava açılması,

  • Alt işveren yerine asıl işverene veya tam tersi şekilde dava açılması,

  • Kamu görevlisi yerine idareye dava açılması gerekirken kişiye yönelinmesi,

  • İşveren vekiline husumet yöneltilmesi.

Bu karar sonrasında mahkemelerin;

"Dava açıldığı gün doğru davalı yoktu, bu nedenle dava şartı gerçekleşmemiştir"

şeklindeki katı değerlendirmeleri daha zor hale gelecektir.


2. Arabuluculuk Sürecinin Kötüye Kullanılmasını Önler

Uygulamada bazı davalarda davalı taraflar şu savunmayı yapmaktadır:

"Arabuluculuk bana karşı yapılmadı."

ve bu savunma üzerinden davanın usulden reddini istemektedir.

Karar, bu tür itirazların her zaman kabul edilmeyeceğini göstermektedir.

Eğer davacı;

  • Gerçek hasmı öğrenir öğrenmez,

  • Makul süre içinde,

  • Arabuluculuk başvurusunu yapmışsa,

mahkemelerin yalnızca şekli eksikliğe dayanarak davayı reddetmesi güçleşecektir.


3. HMK m.124'ün Kapsamını Fiilen Genişletir

Kararın belki de en önemli sonucu budur.

Eğer yerel mahkemenin yaklaşımı kabul edilmiş olsaydı;

  • Davalı değişikliği mümkün görünse bile,

  • Arabuluculuk şartı nedeniyle fiilen kullanılamaz hale gelecekti.

Hukuk Genel Kurulu bu riski ortadan kaldırmıştır.

Böylece HMK m.124'te öngörülen "kabul edilebilir yanılgı" kurumu daha işlevsel hale gelmiştir.


4. Kamu Kurumlarının Taraf Olduğu Davalarda Sıkça Kullanılabilecek Bir Karardır

Kararın olayında davalı sonradan Sağlık Bakanlığı olmuştur.

Bu nedenle karar özellikle;

  • Belediye aleyhine açılacak davalarda,

  • Üniversiteler aleyhine açılacak davalarda,

  • Bakanlıklar aleyhine açılacak davalarda,

  • İl özel idareleri ve bağlı kuruluşlar aleyhine açılacak davalarda,

yanlış husumet nedeniyle yapılan davalı değişikliklerinde kullanılabilecek güçlü bir emsal niteliği taşımaktadır.

5. Hak Arama Özgürlüğü Merkezli Yeni Bir Yaklaşımı Güçlendirir

Karar yalnızca usul hukuku kararı değildir.

Aynı zamanda;

  • Anayasa m.36,

  • Mahkemeye erişim hakkı,

  • Adil yargılanma hakkı,

  • Ölçülülük ilkesi,

ekseninde verilmiş bir karardır.

Bu nedenle ileride:

  • Süre kaçırılması,

  • Yanlış hasım gösterilmesi,

  • Eksik dava şartı iddiaları,

gibi konularda avukatlar bu kararı yalnızca arabuluculuk yönünden değil, "aşırı şekilciliğin önlenmesi" argümanı olarak da kullanabilecektir.


6. Ancak Karar Her Olayda Uygulanamaz

Kararın sınırsız uygulanacağı düşünülmemelidir.

Çünkü Hukuk Genel Kurulu kararında özellikle şu olgulara dayanmıştır:

  • Davacı süresinde hareket etmiştir.

  • Arabuluculuğa gerçekten başvurmuştur.

  • Dava şartını yerine getirme iradesi göstermiştir.

  • Eksikliği gidermek için çaba göstermiştir.


Bu nedenle;

❌ Hiç arabuluculuk başvurusu yapılmayan dosyalarda,

❌ Bilinçli olarak yanlış hasım seçilen davalarda,

❌ Uzun süre beklenip sonradan eksiklik giderilmeye çalışılan dosyalarda,

aynı sonuca ulaşılacağının söylenmesi mümkün değildir.




Yorumlar


bottom of page