top of page

GÖREVSİZLİK KARARI SONRASI ARABULUCULUK VE DAVA ŞARTI TARTIŞMASINA HGK NOKTAYI KOYDU

3 dakika önce
5 dakikada okunur
İş mahkemesinin görev alanına giren bir dava yanlışlıkla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmışsa ve daha sonra görevsizlik kararı verilmesinden sonra, ancak dosya görevli İş Mahkemesine gönderilmeden önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş kabul edilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.01.2026 tarihli kararında, iş uyuşmazlığı niteliğindeki bir davanın yanlışlıkla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması sonrasında verilen görevsizlik kararının ardından, dosya görevli İş Mahkemesine gönderilmeden önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması hâlinde, dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmiş sayılması gerektiği kabul edilmiştir. Kurul, arabuluculuğun amacının taraflara uzlaşma fırsatı tanımak olduğunu, bu amacın somut olayda gerçekleştiğini ve sırf şekli gerekçelerle davanın reddedilmesinin hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı ve usul ekonomisi ilkeleriyle bağdaşmayacağını vurgulamıştır. Karar, zorunlu arabuluculuk kurallarının aşırı şekilci değil, hakkaniyet ve amaca uygun şekilde yorumlanması gerektiğini ortaya koyan önemli bir içtihat niteliğindedir. Özellikle görev uyuşmazlığı nedeniyle yanlış mahkemede açılan davalarda, dava şartlarının değerlendirilmesinde uygulamaya yön verecek güçlü bir emsal olarak dikkat çekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Esas No: 2025/255

Karar No: 2026/11

Karar Tarihi: 21.01.2026


Kararın Konusu

Karar, zorunlu arabuluculuk dava şartının ne zaman yerine getirilmiş sayılacağına ilişkindir.


Olayın Özeti

Davacı işveren, gece bekçisi olarak çalışan işçinin fabrikada bulunan makine, demir, çelik ve çeşitli malzemeleri hurda olarak satıp bedelini zimmetine geçirdiğini ileri sürmüştür.

Bu nedenle işveren;

  • uğradığı maddi zararın tazminini,

  • işçiden tahsilini

talep ederek dava açmıştır.

Ancak dava;

  • 13.03.2019 tarihinde

  • Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde

açılmıştır.


Usul Süreci


1. Görevsizlik Kararı

Asliye Hukuk Mahkemesi;

  • uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisinden kaynaklandığını,

  • bu nedenle görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu,

belirterek görevsizlik kararı vermiştir.

Karar 08.02.2023 tarihinde kesinleşmiştir.


2. Arabuluculuk Başvurusu

Davacı işveren;

  • görevsizlik kararından sonra,

  • 26.12.2022 tarihinde

arabuluculuğa başvurmuştur.

Arabuluculuk süreci;

  • 04.01.2023 tarihinde son tutanakla sona ermiştir.

Önemli nokta:

Bu arabuluculuk süreci tamamlandığında dosya henüz İş Mahkemesine gönderilmemiştir.


3. İş Mahkemesinin Kararı

Sakarya 5. İş Mahkemesi;

Dava ilk olarak 2019 yılında açılmıştır. Arabuluculuk ise daha sonra yapılmıştır. Dava açıldıktan sonra zorunlu arabuluculuk eksikliği tamamlanamaz.

gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddetmiştir.


4. Bölge Adliye Mahkemesi

İstinaf mahkemesi de aynı görüşü benimseyerek ret kararını onamıştır.


Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Görüşü

  1. Hukuk Dairesi bu yaklaşımı hatalı bulmuştur.

Daireye göre;

  • dava yanlış mahkemede açılmıştır,

  • uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği sonradan anlaşılmıştır,

  • görevsizlik kararından sonra arabuluculuk yapılmıştır,

  • arabuluculuk süreci dosya iş mahkemesinin esasına kaydedilmeden önce tamamlanmıştır.

Bu nedenle;

Arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilmeli ve davanın esası incelenmelidir.

demiştir.


Yerel Mahkemenin Direnmesi

İlk Derece Mahkemesi;

  • dava açılma tarihinin değişmeyeceğini,

  • davanın 13.03.2019 tarihinde açılmış sayıldığını,

  • sonradan yapılan arabuluculuğun eksikliği gideremeyeceğini

belirterek önceki kararında direnmiştir.

Bunun üzerine dosya Hukuk Genel Kuruluna gelmiştir.


Hukuk Genel Kurulunun Değerlendirmesi

Kararda uzun şekilde;

  • arabuluculuğun amacı,

  • zorunlu arabuluculuk sistemi,

  • hak arama özgürlüğü,

  • mahkemeye erişim hakkı,

  • usul ekonomisi ilkesi

incelenmiştir.

Kurul özellikle şu noktalara vurgu yapmıştır:


1. Arabuluculuğun Amacı Şekilcilik Değildir

Arabuluculuk;

  • uyuşmazlıkların hızlı çözümü,

  • mahkemelerin iş yükünün azaltılması,

  • tarafların anlaşma imkanına kavuşması

amacıyla getirilmiştir.

Bu nedenle kurallar yorumlanırken yalnızca şekli değil, kurumun amacı da dikkate alınmalıdır.


2. Mahkemeye Erişim Hakkı Korunmalıdır

Kurul, Anayasa'nın 36. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine atıf yaparak:

Mahkemeye erişim hakkının aşırı şekilcilikle engellenemeyeceğini

ifade etmiştir.


3. Usul Ekonomisi İlkesi

Kurula göre;

dosya zaten yıllardır devam etmektedir.

Bu aşamada;

  • davayı reddetmek,

  • tekrar arabuluculuk yaptırmak,

  • yeniden dava açılmasını beklemek

hem gereksiz masraf hem de zaman kaybına yol açacaktır.


4. Kritik Tespit

Hukuk Genel Kurulunun kararın özünü oluşturan tespiti şudur:

Görevsiz mahkemede dava açıldıktan sonra, fakat dosya görevli mahkemeye gönderilmeden önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ve süreç tamamlanmışsa, dava şartı gerçekleşmiş kabul edilmelidir.

Hukuk Genel Kurulunun Sonucu

Kurul;

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma gerekçesini benimsemiş,

  • direnme kararını bozmuş,

  • davanın esasına girilip incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.


Karardan Çıkan Hukuki İlke

Bu kararın uygulamadaki en önemli sonucu şudur:

İlke

İş mahkemesinin görev alanına giren bir uyuşmazlık yanlışlıkla başka bir mahkemede açılmışsa ve görevsizlik kararı sonrasında dosya görevli iş mahkemesine gönderilmeden önce arabuluculuk süreci tamamlanmışsa, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş sayılır.

Avukatlar Açısından Önemi

Bu karar özellikle:

  • görev uyuşmazlığı bulunan dosyalarda,

  • yanlış mahkemede açılmış iş davalarında,

  • zorunlu arabuluculuk eksikliği nedeniyle davaların reddedildiği dosyalarda,

  • hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkı tartışmalarında

emsal niteliği taşımaktadır.


Ayrıca karar, Yargıtay'ın şekilci yaklaşım yerine hak arama özgürlüğü ve usul ekonomisini önceleyen bir yorum benimsediğini göstermesi bakımından önemlidir.


Dilekçelerde Kullanılabilecek Kısa Emsal Özeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.01.2026 tarih, 2025/255 E., 2026/11 K. sayılı kararında; iş mahkemesinin görev alanına giren bir uyuşmazlığın yanlışlıkla genel görevli mahkemede açılması sonrasında, görevsizlik kararını takiben ancak dosya görevli iş mahkemesine gönderilmeden önce arabuluculuğa başvurulup sürecin tamamlanması hâlinde, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinin kabul edilmesi gerektiği, aksinin hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı ve usul ekonomisi ilkelerine aykırı olacağı kabul edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunun Gerekçeleri


1. Uyuşmazlık İş Mahkemesinin Görev Alanındadır

Kurul öncelikle davanın niteliğini belirlemiştir.

Her ne kadar dava, işverenin işçinin verdiği zararın tazminine ilişkin olsa da;

  • taraflar işçi ve işverendir,

  • uyuşmazlık iş ilişkisinden kaynaklanmaktadır,

  • işveren işçiden tazminat talep etmektedir.

Bu nedenle uyuşmazlık, 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında zorunlu arabuluculuğa tabi bir iş uyuşmazlığıdır.


2. Davacının Hatası Görev Konusundaki Hukuki Yanılgıdan Kaynaklanmıştır

Kurul, davacının bilinçli şekilde arabuluculuğu atlamadığını kabul etmiştir.

Davacı;

  • davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini düşünmüş,

  • bu sebeple arabuluculuğa başvurmamış,

  • ancak görevsizlik kararı verilince iş mahkemesinin görevli olduğunu öğrenmiştir.

Yani eksiklik, kötü niyetli bir davranıştan değil, görev konusunda yapılan hukuki değerlendirme hatasından kaynaklanmıştır.


3. Arabuluculuk Süreci Görevli Mahkemeye Geçilmeden Tamamlanmıştır

Karardaki en önemli unsur budur.

Kronoloji şöyledir:

  • 13.12.2022 → Görevsizlik kararı verildi.

  • 26.12.2022 → Arabuluculuk başvurusu yapıldı.

  • 04.01.2023 → Son tutanak düzenlendi.

  • 08.02.2023 → Görevsizlik kararı kesinleşti.

  • 24.02.2023 → Dosya İş Mahkemesine gönderildi.

Dolayısıyla dava şartı eksikliği;

dosya henüz görevli İş Mahkemesinin esasına kaydedilmeden önce giderilmiştir. 

Kurul açısından belirleyici nokta budur.


4. Arabuluculuk Kanunlarının Amacına Uygun Sonuç Budur

Kurul, uzun bir bölümde arabuluculuk kurumunun amacını açıklamıştır.

Arabuluculuğun amacı;

  • uyuşmazlığın hızlı çözümü,

  • tarafların anlaşma ihtimalinin değerlendirilmesi,

  • mahkemelerin iş yükünün azaltılması,

  • sosyal barışın sağlanmasıdır.

Somut olayda bu amaç gerçekleşmiştir.

Çünkü taraflar arabulucu önüne gitmiş, görüşmeler yapılmış, arabuluculuk süreci tamamlanmıştır.

Bu durumda sırf dava ilk açıldığında arabuluculuk yapılmamış diye davayı reddetmek, kurumun amacına hizmet etmemektedir.


5. Mahkemeye Erişim Hakkı Korunmalıdır

Kurul, Anayasa'nın 36. maddesindeki hak arama özgürlüğüne özel vurgu yapmıştır.

Karara göre:

  • kişilerin mahkemeye erişim hakkı vardır,

  • usul kuralları bu hakkı gereksiz şekilde ortadan kaldıracak biçimde yorumlanamaz.

Davacı zaten yıllardır devam eden bir davanın tarafıdır.

Arabuluculuğu tamamlamış olmasına rağmen davanın reddedilmesi, mahkemeye erişim hakkını gereksiz biçimde zorlaştıracaktır.


6. Aşırı Şekilcilikten Kaçınılmalıdır

Yerel mahkeme şu mantığı benimsemiştir:

"Dava 13.03.2019 tarihinde açılmıştır. O tarihte arabuluculuk yoktur. Sonradan tamamlanamaz."

Kurul ise bu yaklaşımı fazla şekilci bulmuştur.

HGK'ya göre;

esas olan, görevli mahkemenin önüne gelen dosyada dava şartının bulunup bulunmadığıdır.

Dosya İş Mahkemesine geldiğinde arabuluculuk süreci tamamlanmış olduğundan eksikliğin fiilen giderildiği kabul edilmelidir.


7. Usul Ekonomisi İlkesi Gözetilmelidir

Kurul kararının en güçlü gerekçelerinden biri budur.

Eğer yerel mahkeme görüşü kabul edilirse:

  1. Dava reddedilecek,

  2. Taraflar yeniden arabuluculuğa gidecek,

  3. Yeniden dava açılacak,

  4. Aynı uyuşmazlık baştan görülecektir.

Bunun sonucu:

  • zaman kaybı,

  • masraf artışı,

  • gereksiz yargılama yükü olacaktır.

Kurul bunu Anayasa'daki usul ekonomisi ilkesine aykırı bulmuştur.


8. Arabuluculuk Zaten Fiilen Gerçekleşmiştir

Kurulun yaklaşımı şu mantığa dayanmaktadır:

Zorunlu arabuluculuk sisteminin amacı;

"Taraflar bir araya gelsin ve dava açılmadan önce uzlaşma ihtimali değerlendirilsin."

Somut olayda bu amaç gerçekleşmiştir.

Taraflar arabulucu önüne çıkmış, anlaşma ihtimali değerlendirilmiş, son tutanak düzenlenmiştir.

Dolayısıyla dava şartının maddi amacı yerine gelmiştir.

Kararın Özeti Tek Cümleyle

Hukuk Genel Kurulu'nun temel gerekçesi şudur:

Görevsiz mahkemede açılan bir iş uyuşmazlığında, dosya görevli iş mahkemesinin esasına kaydedilmeden önce arabuluculuk süreci tamamlanmışsa, dava şartı arabuluculuk yerine getirilmiş sayılmalı; hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı ve usul ekonomisi ilkeleri gereği davanın esasına girilmelidir.

Bu nedenle HGK, yerel mahkemenin direnme kararını bozmuş ve dosyanın esastan incelenmesi gerektiğine karar vermiştir




Yorumlar


bottom of page