EMEKLİLİK İÇİN İŞTEN AYRILMAK ŞART MI? YARGITAY’IN 2026 TARİHLİ KARARI ÜZERİNE AYRINTILI İNCELEME
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15 Nisan 2026 tarihli kararı, emeklilik şartlarını tamamlayan bir çalışanın yalnızca işten ayrılmadan başvuru yaptığı gerekçesiyle yaşlılık aylığından mahrum bırakılamayacağını ortaya koydu. Ancak bu karar, işten ayrılma şartının herkes için tamamen kalktığı anlamına gelmiyor.
Kararın konusu neydi?
Davacı, yaş, prim günü ve sigortalılık süresi koşullarını tamamladıktan sonra çalışmaya devam ederken yaşlılık aylığı talebinde bulundu. SGK, işten ayrılmadan yapılan başvuruyu geçerli kabul etmedi. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti; bölge adliye mahkemesi de aylık bağlandıktan sonraki çalışmaların sosyal güvenlik destek primine tabi olacağını belirterek sonucu korudu. SGK’nın temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise kararı onadı.
Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin mülga 506 sayılı Kanun’un 62. maddesindeki “çalıştığı işten ayrıldıktan sonra” ibaresini iptal eden 14 Ocak 2021 tarihli kararını esas aldı. AYM’ye göre işten ayrılma şartı sosyal güvenlik hakkını sınırlıyordu. Emeklilikten sonra sosyal güvenlik destek primiyle çalışmanın mümkün olduğu bir sistemde, aynı idari sonuç bildirim ve kayıt değişikliğiyle sağlanabiliyorsa gerçek bir işten çıkışı zorunlu tutmak gerekli ve ölçülü olmayabilirdi.
Karar neden önemli?
İşten çıkış işlemi basit bir formalite değildir. Çalışan açısından yeniden işe alınmama, ücret kaybı, kıdem ve izin haklarında belirsizlik ya da aylık bağlanıncaya kadar gelir boşluğu gibi sonuçlar doğurabilir. Karar, emekliliğin maddi şartları tamamlanmışsa biçimsel işlemlerin hakkın kullanılmasını ölçüsüz biçimde zorlaştırmaması gerektiğini vurgulaması bakımından önem taşıyor.
Ayrıca karar, idarenin kayıt ve prim statüsünü düzenleme amacı ile çalışanın sosyal güvenlik hakkı arasında denge kurulmasını gerektiriyor. Daha hafif bir yöntemle aynı amaç gerçekleştirilebiliyorsa, hak sahibini işsiz kalma riskiyle karşı karşıya bırakan yöntemin zorunlu tutulması tartışmalı hâle geliyor.
Herkes işten ayrılmadan başvurabilir mi?
Hayır. AYM’nin iptal kararı mülga 506 sayılı Kanun’un 62. maddesine ilişkindir. Yürürlükteki 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesinde, 4/a kapsamındaki sigortalılar için işten ayrıldıktan sonra yazılı talepte bulunma koşulu hâlen yer almaktadır. Bu nedenle karar, bütün çalışanlara doğrudan uygulanabilecek genel bir istisna oluşturmaz.
Kararın uygulanabilirliği; sigortalının ilk işe giriş tarihi, tabi olduğu kanun ve geçiş hükümleri, aylık bağlandıktan sonra sosyal güvenlik destek primi kapsamında çalışıp çalışamayacağı ve işten ayrılma şartının somut olayda hangi amaca hizmet ettiği birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Özellikle eski sigortalılık rejiminden gelen haklarda karar güçlü bir dayanak oluşturabilir; ancak her başvuru kendi koşulları içinde incelenmelidir.
Pratik sonuç
· İlk sigortalılık tarihi ile tabi olunan kanun ve geçiş hükümleri belirlenmelidir.
· Emeklilik sonrasında sosyal güvenlik destek primi kapsamında çalışma imkânı araştırılmalıdır.
· İşten çıkışın kıdem, izin, iş güvencesi ve yeniden işe alınma bakımından doğuracağı sonuçlar değerlendirilmelidir.
· SGK’nın ret işlemi varsa AYM kararı ve Yargıtay’ın yaklaşımı somut olayın özellikleriyle birlikte ele alınmalıdır.
Sonuç
Yargıtay’ın kararı, sosyal güvenlik hukukunda şekli koşulların hakkın özünün önüne geçmemesi gerektiğini vurguluyor. Emekliliğin maddi koşullarını tamamlayan ve aylık bağlandıktan sonra sosyal güvenlik destek primiyle çalışabilecek bir kişinin yalnızca başvuru öncesinde işten çıkmadığı gerekçesiyle aylıktan mahrum bırakılması ölçüsüz olabilir. Bununla birlikte karar genel bir muafiyet yaratmıyor. İşten ayrılmadan yaşlılık aylığı talep edilip edilemeyeceği, her sigortalının hukuki statüsü ve tabi olduğu rejim dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.






Yorumlar