Avukat | Avukat Özgür GÜL | Malatya

TRAFİK KAZALARINDAN KAYNAKLANAN

MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI

Trafik kazası nedeniyle tazminat davasının hukuki dayanağı, trafik kazasının bir haksız fiil sorumluluğu doğurmasıdır ve kaynağını Türk Borçlar Kanunu madde 49 ve devamında yer alan haksız fiil kurallarından almaktadır. Türk Borçlar Kanununun 49'uncu maddesinde yazılı olan “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükümleri trafik kazalarına dayalı maddi ve manevi tazminat davalarının temel kuralını oluşturmaktadır.

Bu bağlamda :

Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

Trafik kazası hukuki niteliği itibariyle haksız fiil olarak kabul edilmekte olup, maddi ve manevi tazminat davası haksız fiil sorumlularına karşı açılmaktadır. Buna göre trafik kazası davası aşağıdakilerden herhangi birine karşı tek başına açılabileceği gibi, hepsine birden de açılabilir. Bu çerçevede zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır.

Aracın Sürücüsü: Trafik kazasında kusurlu olan aracın sürücüsü aleyhine tazminat davası açılabilir.

Aracın Sahibi: Aracın sahibi kural olarak aracın işleteni olarak kabul edildiğinden trafik kazası nedeniyle tazminat sorumluluğu vardır.

Aracın İşleteni: Trafik kazasına karışan aracın işleteni de oluşan her türlü zarardan sorumlu olduğundan işletene de maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Tescil kayıtlarında aracın sahibi olarak gözüken kimse, aynı zamanda aracın işleteni olarak kabul edilir. Araç sahibi, aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığını, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlarsa sorumluluktan kurtulabilir. Motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde; aracın işleteni meydana gelen zarardan sorumlu olur. Başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse de işleten olarak kabul edilir.

Sigorta Şirketi: Trafik kazasına karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası veya poliçe kapsamına göre ihtiyari mali mesuliyet sigortası hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan, poliçeden  özel şart yok ise manevi tazminat hariç olmak üzere sorumludur. Sigorta şirketi zorunlu mali sorumluluk poliçesinde tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitleri içerisinde karşılar.

Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davalarında Arabuluculuk Başvurusu Yapılmalı Mıdır?

Trafik kazalarından kaynaklı tazminat taleplerinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu genel olarak bulunmamaktadır. Buna rağmen sigorta şirketlerine de aynı dava ile husumet yöneltilecekse, ticaret mahkemesinin görev alanına giren ve sigortanın taraf olduğu uyuşmazlıklarda, (Sigorta ve alacak) dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı haline getirilmiştir. ilgili sigorta poliçesi kapsamında en azından sigorta şirketine karşı arabuluculuğa başvurmak zorunludur. 

Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davalarında Sigorta Şirketine Başvuru Zorunlu Mudur?

Trafik kazalarından kaynaklanan tazminatlar için, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 97'nci maddesinde 26.4.2016 tarihinde yapılan değişiklikle, zarar görenlerin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine söz konusu zararla ilgili başvuru yapması gerekmektedir. Bu başvuru mahkemelerce dava şartı olarak değerlendirilmekte, başvuru yapılmadan açılan tazminat davaları “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddedilmektedir. 20.03.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.04.2020 tarihi itibari ile yürürlüğe girecek olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar çerçevesinde tazminat talepleri için sigorta şirketine başvuru evrakları da değişmiştir. Sigorta şirketine başvuru için gerekli evraklar için tıklayınız:

Trafik Kazası Dava Açma Süresi ve Zamanaşımı Nedir?

Trafik kazası nedeniyle zarar görenin, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak 2 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Zarara uğrayan, faili ve zararı daha geç öğrense bile her durumda kaza tarihinden itibaren itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur. Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2 maddesi gereğince trafik kazası nedeniyle bir suç işlenmişse ceza zamanaşımı süreleri de uygulanabilecektir.

Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davalarında Neler Talep Edilebilir ?

Trafik kazası sonucunda ölüm olayı gerçekleşmişse, ölenin desteğinden yoksun kalanlar (mirasçıla, anne-baba vs) destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin masraflarını talep edebileceği gibi, ölenin, ölümü nedeniyle duydukları elem, acı ve üzüntü nedeniyle manevi tazminatta talep edebilirler.

Trafik kazası nedeni ile yaralanma meydana gelmişse; oluşan iş ve güç kaybı nedeniyle iş ve güçten yoksun kalınan süre boyunca, çalışamadığı ve kazançtan yoksun kaldığından dolayı, yoksun kaldığı kazanç kayıbını, tedavi görülmüşse tedavi masrafları istenebilecektir. Aynı şekilde manevi tazminat talebinde de bulunabilecektir. 

Trafik kazası nedeni ile sakat kalınmış ise, kişi sakatlık oranına göre oluşan iş ve güç kaybı zararını talep edebileceği gibi bunun yanı sıra, tedavi masrafları istenebilecek ve manevi tazminata da hak kazanılabilecektir.

Bununla birlikte  ayrıca, araçlara veya eşyalara verilen zararların karşılanmas da istenebilecektir. Yine araç değer kaybı da bu kapsamda talep edilebilecektir.

Tazminatın hesaplanmasında davacının ekonomik durumu ve uğramış olduğu zararların tam olarak tespiti çok önemlidir. Bu hesaplama sırasında hasarlar delilleriyle tam olarak ispat edilemez ise askeri ücret üzerinden zararın hesaplanması ve daha düşük tazminat miktarları söz konusu olacaktır. Özellikle manevi tazminat soyut bir kavram olduğundan kazazedenin uğramış olduğu elem ve kederin, ölüm halinde de yakınlarının uğramış olduğu elem ve kederin tartışmadan uzak bir şeklilde şahit dahil her türlü delil ile net bir şekilde ispatlanması gerekmektedir. zararların net ve çok iyi bir şekilde, delilleriyle birlikte tarafından ortaya konulması gerekmektedir. Bu hususta profesyonel avukatlardan yardım almanın önemi özellikle tazminatın miktarının doğru ve tatmin edici olması yönünden önemlidir.

Trafik Kazalarında Tazminat Hesaplaması ve Miktarı

Tazminat hesaplamalarının Yargıtayın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda yapılması zorunludur. Ölüm ve cismani zararlar nedeniyle açılan maddi tazminat davalarında, Yargıtay kararlarıyla belirlenen tazminat ilkeleri doğrultusunda işlem yapılması zorunlu ve gerekli olmasına karşın, bazı sigorta şirketlerinin hesaplama formülleri farklılıklar arz etmektedir.  Bazı şirketler CSO 1980 yaşam tablosunu kullanırken diğer bazıları TRH 2010 hayat tablosunu esas almaktadırlar. Trafik Sigortası Genel Şartlarında da TRH 2010 hayat tablosunun hesaplamaya esas alınması öngörülmüştür.  Ancak,  Yargıtay istikrarlı biçimde tazminat hesaplamalarında PMF 1931 yaşam tablosunu esas almaktadır.  Bunun tek istisnası iş kazaları rücu davalarında Kurum hesabıyla uyum sağlaması açısından kullanılan TRH 2010 tablosudur. Trafik kazası mağduru hak sahiplerinin haksız fiil sorumlulularına karşı açtığı tazminat davalarının tamamında istisnasız biçimde PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktadır. Yargıtay kararları değişmediği sürece, açılan davalarda görevlendirilen bilirkişiler, yargıda geçerli yöntem ve formüllere göre tazminat hesabı yapmak zorundadırlar. 

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde bulunan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması ve Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması başlıklarında yer alan aktüeryal hesaplama teknik ve yöntemlerine göre hesaplama yapılmasına ilişkin 6704 sayılı Kanun 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nun 90'ıncı maddesine göre; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Kanunda atıfta bulunulan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genelşŞartlarında maddi tazminatın (ax,n) aktüeryal yönteme göre hesaplanacağı ve hesaplamalarda teknik faiz ve TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılacağı belirtilmiş olduğundan 26.04.2016 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazalarında sigorta şirketlerinden talep edilecek olan maddi tazminat mikarının hesaplanmasında AKTÜERYAL YÖNTEM'e göre hesaplamalar yapılacaktır. Sigorta şirketlerinin taraf olduğu tazminat davalarının temyiz mercii 2020 yılı için Yargıtay 17. Hukuk Dairesi olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tazminat hesaplamalarında aktüeryal yöntemi benimsemiş bulunmaktadır.

Sigorta şirketi dışındaki haksız fiilden sorumlu kişilere karşı açılacak maddi tazminat davalarında ise Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Sürekli Sakatlık Tazminatı, PROGRESSİF RANT adı altında, aslında kazançların hiç artmadığı bir hesaplama biçimi ile hesaplanmaktadır. BU yöntem ile hesaplamalara esas alınan kazanç %10 artırıldıktan sonra, %10 iskonto edilmek ve PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılmak sureti ile maddi tazminat hesaplanmaktadır. Sigorta şirketleri dışında haksız fiileden sorumlu olanlara karşı açılan tazminat davalarının temyiz mercii 2020 yılı için Yargıtay 4. Hukuk Dairesi olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tazminat hesaplamalarında progressif rant yöntemini benimsemiş bulunmaktadır.