top of page

TÜKETİCİNİN YAPMIŞ OLDUĞU İŞLEMLER NEDENİYLE KIYMETLİ EVRAK NİTELİĞİNDE SADECE NAMA YAZILI SENET DÜZENLENEBİLECEĞİ. NAMA YAZILI KIYMETLİ EVRAKIN TÜM DEF’İLERLE BİRLİKTE DEVREDİLİYOR OLMASI

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4/5 inci bendi, "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." şeklinde düzenlenmiştir. Tüketici senetlerinin nama yazılı olmasının faydası, def’ilerin ileri sürülmesinde kendini gösterir. Eğer kıymetli evrak tedavüle çıkmışsa ve hamiline veya emre yazılıysa sadece mutlak def’iler ileri sürülebilecektir. Ancak nama yazılı olursa bu durumda temel ilişkiyle ilgili olsun veya olmasın tüm nispi def’iler de ileri sürülebilir olacaktır. Bunun sonucu olarak da tüketici örneğin malın ayıplı olması durumunda satıcıya karşı ileri sürebileceği def’ileri, hamile karşı da ileri sürebilecektir ya da dönme hakkını kullanmışsa ödeme yapmaktan kaçınabilecek veya indirim hakkını kullanmışsa senette yazan miktardan azını ödeyerek borcundan kurtulabilecektir. Yine eğer mal teslim edilmemişse tüketici ödemezlik def’ini de hamile karşı ileri sürebilecektir. Tüketicinin düzenleyeceği kıymetli evraka böyle bir sınırlama getirilmesinin sebebi nama yazılı evrakın tüm def’ilerle birlikte devrediliyor olmasıdır. Böylece tüketici, aldığı mal ayıplı çıkarsa veya mal hiç teslim edilmezse bu def’ileri senedi devralan üçüncü kişilere de ileri sürebilecek ve zayıf taraf olan tüketici korunmuş olacaktır. Somut olayda da davacı tarafından davalı satıcı adına düzenlenen senetler nama yazılı düzenlenmediğinden, davacı satıcı ile olan temel ilişkiden kaynaklanan def'ileri senedi elinde bulunduran üçüncü kişi durumundaki davalı *** şirketine karşı da ileri sürebilmesi mümkündür.



YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ'NİN 10.10.2023 TARİH, 2023/1988 ESAS VE 2023/2619 KARAR SAYILI İLAMI


MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/2218 E., 2022/861 K.

DAVALILAR : 1-...A.Ş. vekili Avukat ...,

DAVA TARİHİ : 25.09.2018

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2018/529 E., 2019/579 K.



Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.


Kararın davalı ...A.Ş. vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.


Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...A.Ş. tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.


Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı ...A.Ş. vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I. DAVA


Davacı, davalı ... Arazi Geliştirme İnş. San. ve Tic. A.Ş.'den (... A.Ş.) 01.08.2017 tarihinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi ile 1.150.000,00 TL bedelle ... İli, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, 421 ada, 1 parselde kayıtlı A Blok 1 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelinin 270.000,00 TL'sini 01.08.2017 tarihinde ... A.Ş. hesabına ödediğini, bakiye 880.000,00 TL yönünden davalı ... A.Ş.'nin 15.12.2017 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli, 15.05.2018 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli, 15.06.2018 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli ve 15.07.2018 vade tarihli 230.000,00 TL bedelli 4 adet emre muharrer senet aldığını, tüm senetlerin önce ... Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ciro edildiğini, bu şirketçe de diğer davalı ...A.Ş.'ye ciro edildiğini, ...A.Ş. tarafından tahsil için bankaya verildiğini, tüm senetleri gecikmeksizin vade tarihlerinde ödediğini, davalı ... A.Ş.'ye karşı sözleşmeden doğan tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşın davalı ... A.Ş.'nin sözleşme ve kanun hükümlerine uymadığını, davalı satıcının bedelini tahsil ettiği taşınmazı haber vermeksizin 20.04.2018 tarihinde başka bir şahsa sattığını, senetlerin emre yazılı olması sebebiyle geçersiz olduğunu, davalı Devir ...' A.Ş.'nin geçersiz ve bedelsiz senetlere dayalı olarak haksız bir şekilde tahsil ettiği senet bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek; ıslahla birlikte tarafından ödenmiş bulunan 1.150.000,00 TL'nin; 880.000,000 TL'sinin tüm davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 270.000,00 TL'sinin ise davalı ... A.Ş.'den ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.


II. CEVAP


1. Davalı ...A.Ş., dava konusu senetleri diğer davalı ... Mimarlık Ltd. Şti'nden devir alan bir ... şirketi olduğunu, davacı ile arasında tüketici kanunu kapsamında kalan bir hukuki ilişki bulunmadığını, davacı bonoların geçersizliğini iddia ettiğinden uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığını, kambiyo senetleri de TTK'da düzenlendiğinden davanın TTK'nın 4 üncü maddesine göre ticari bir dava olduğunu, hakkında açılan davanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacının hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden kendi hür iradesiyle bonoları vadesinde ödediğini, senetlerin nama yazılmadığını bile bile senet bedellerini ödeyen davacının hakkını kötüye kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.


2. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.


III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI


İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... A.Ş. arasında yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin adi yazılı şekilde olması nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye göre herkesin aldığını iade etmekle yükümlü olduğunu, davalı şirket tarafından taşınmazın dava dışı 3. kişiye satılarak tescilinin sağlanması nedeniyle davalı şirketin sözleşme gereği davacıya karşı edimini yerine getirmesinin imkansız hale geldiğini, davacının senet bedellerini davalı ...A.Ş'ye, 270.000,00 TL bedeli ise davalı ... A.Ş.'ye ödediği, bu durumda davacının Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Yapım Sözleşmesi nedeniyle yapmış olduğu ödemeleri davalı ... A.Ş.'den geçersiz sözleşmeye göre ve artık edimin ifasının mümkün olmaması nedeniyle talep edebileceği, uyuşmazlığa konu senetlerin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalı şirket tarafından alındığı, dava konusu olan 4 adet emre senedin 6502 sayılı Kanun'un 4/5 inci maddesine aykırı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle işbu senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğu, davacı tüketicinin senedi ciro yolu ile alanlara karşı da sözleşmeden doğan defileri ileri sürebileceği, davalılardan ...nin ise taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi davacı tarafından davalı şirkete bir ödeme de yapılmadığı, davacının ...ne yönelik talebinin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 880.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... A.Ş ve davalı ...A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya veirlmesine, 270.000,00 TL'nin davalılardan ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, ... Mühendislik İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.


IV. İSTİNAF


A. İstinaf Yoluna Başvuranlar


İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...A.Ş. istinaf başvurusunda bulunulmuştur.


B. İstinaf Sebepleri


Davalı, davacının tüketici olup olmadığının araştırılmadığını, mahkemenin davacının taşınmazı edinme amacını tespit etmeden tüketici olarak kabul etmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ...'nin bono metninde tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibarenin bulunmaması nedeniyle 3. şahısların (bonoların tüketici işlemi nedeniyle düzenlendiğini bilemeyeceğinden) iyiniyetli oldukları görüşünde olduğunu, davacının, satıcı ... A.Ş. ile anlaşarak, satım vaadini karşılıklı fesh ederek sözleşmeden dönmesi ve senetlerin geçersizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.


C. Gerekçe ve Sonuç


Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olan 4 adet emre senedin 6502 sayılı Kanun'un 4/5 inci maddesine aykırı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle işbu senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğu gerekçesiyle oy çokluğu ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.


V. TEMYİZ


A. Temyiz Yoluna Başvuranlar


Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...A.Ş. temyiz isteminde bulunmuştur.


B. Temyiz Sebepleri


Davalı istinaf itirazlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.


C. Gerekçe


1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme


Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında satıcı şirkete verilen senetlerin ödenmesi, ancak taşınmazın devredilmemesi nedeniyle ödenen bedelin senetleri ciro yoluyla devralan davalı ... şirketinden istenip istenemeyeceğine ilişkindir.


2. İlgili Hukuk


1. Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketler Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 9/2 ve 9/3 üncü maddesi “(2) ... şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok ... şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.


(3) Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla ... şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri ... şirketine karşı ileri süremez; meğerki, ... şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmünü içerir.


2. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir. " hükmünü içerir.


3. Değerlendirme


1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “... (...)” kavramı üzerinde durulması ve kurum olarak nasıl işlediğinin açıklanmasında fayda bulunmaktadır.


2. Ülkemizde ... işlemleri, 6361 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkartılan Yönetmelik ve diğer mevzuat hükümlerine göre yapılmaktadır.


3. ... işleminin üç tarafı vardır. Bunlar;


a) Müşteri (firma): ... hizmetlerini talep eden ve alacaklarını ... şirketine devreden (satan) işletme,


b) ... Şirketi (...): Müşterinin alacaklarını devir ve satın alarak karşılığında nakit olarak ödeyen şirket,


c) Borçlu: Müşterinin alacaklı olduğu kişi veya işletmedir.


4. ... şirketlerinin yapamayacakları ... ve işlemler 6361 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde düzenlenmiş olup anılan maddede;


“... şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok ... şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.” hükmüne yer verilmiştir.


5. Bu düzenlemenin, uygulamada bir kısım boş ve hileli kambiyo senetlerinin, ... şirketlerince ciro yolu ile devralınmasının engellenmesi amacıyla sevkedildiği anlaşılmaktadır. Kanun hükmünde belirtilen koşullara uygun bir ... işlemi gerçekleştirilmediğinde, ... şirketi kambiyo senedinin yetkili hamili olmamaktadır. 6361 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi, kamu düzenine ilişkin emredici bir hüküm olduğundan, mahkeme tarafından re'sen dikkate alınmalıdır.


6. Kanun’da açıkça, ... şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre ... şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Senet borçlusu, ... işleminden haberdar olduğu andan itibaren, ... müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî def’ileri, faktöre karşı da ileri sürebilmektedir.


7. Şahsî def’ilerin ... şirketine karşı ileri sürülebilmesi, işlemin taraflarının, kambiyo ilişkisinin sıralı tarafları olmasına bağlıdır. Buna göre, senedi düzenleyen ya da keşideci, lehtar ile ... şirketi arasında ... sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan ... şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsî def'îleri, ... şirketine karşı ileri sürebilmektedir. Ciro ve teslim yoluyla devraldığı bir senedi, aradaki temel ilişki nedeniyle devreden borçlu, senedi kendisinden devralan ile ... şirketi arasında ... sözleşmesinin bulunması ve senedin, ciro ve teslim yoluyla kendisinden devralandan ... şirketine geçmesi hâlinde, temel ilişkiden kaynaklanan şahsi def’ileri ... şirketine karşı ileri sürebilmektedir.


8. Az önce bahsedildiği üzere; uyuşmazlık çıkaran kambiyo borçlusunun, ... işleminin taraflarından biri olup olmadığının 6361 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi hükmünün değerlendirilmesi yönünden bir önemi yoktur. Yani kambiyo borçlusu, ... işleminin dışında kalan keşideci veya cirantalardan biri olsa bile son ciranta tarafından ... sözleşmesi çerçevesinde ... şirketine ciro yoluyla devredilmiş olan bir senetten dolayı da mutlaka 6361 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesinde aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Şahsi def’ilerin ... şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği sorunu ise belirtilen bu ön sorun aşıldıktan sonra gündeme gelebilecektir. Yani bono veya çekin ... şirketine ciro yoluyla temliki işleminin 6361 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesinde aranan koşullara uygun olduğunun saptanması hâlinde kambiyo borçlusunun kendi akidine karşı ileri sürebileceği şahsi def'îleri ... şirketine karşı da ileri sürüp süremeyeceği tartışılıp değerlendirilebilecektir.


9. Özetlemek gerekirse; ... işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 188/1 nci maddesi uyarınca temlik eden durumundaki önceki alacaklısına yani satıcı firmaya (müşteriye) karşı ileri sürebileceği def’i ve itirazları ... şirketine karşı da ileri sürebilir. Burada 6361 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi uyarınca kambiyo senedi sebebe bağlandığından kambiyo senetlerinin soyutluk ve kamu güvenliği ilkesi ortadan kalkacak ve bunun sonucu olarak şahsi def'îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6361 sayılı Kanun’un 9/3 üncü maddesinde öngörülen "bile bile borçlunun zararına hareket etmesi” koşulu aranmayacaktır. Zira, 6361 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi uyarınca kambiyo senedindeki alacağın mutlaka bir mal veya hizmet satışından kaynaklanması gerekmekte ve senetteki alacak sebebe bağlanmaktadır. Sebebe bağlanan bu alacağın ... şirketine devri ciro yoluyla olmakla birlikte işlemin temelinde alacağın temliki hükümleri yatmaktadır.


10. Çek/senette ciro zinciri içinde yer almakla birlikte ... işlemi içinde yer almayan kambiyo borçlusunun durumunun TBK’nın 188/1 inci maddesine göre değil 6361 sayılı Kanun’un 9/3 üncü maddesi hükmüne göre değerlendirilmesi gerekmektedir.


11. Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı dava konusu senetlerin keşidecisi, davalı ... A.Ş. lehdar, davalı ... Mühendislik İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ciranta, ...A.Ş. ise senedin hamili durumundadır. Davacı, söz konusu senetleri davalı ... A.Ş. ile yapılan 01.08.2017 tarihli adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında anılan şirkete teslim etmiş ancak sözleşmeye konu taşınmaz davalı tarafından davacıya teslim edilmemiştir. Davalı ... A.Ş. davacıdan aldığı çekleri önce diğer davalı ... Mühendislik İnş. San. Tic. Ltd. Şti. 'ye ciro etmiş bu şirket tarafından da senetler davalı ... şirketine ciro edilerek verilmiştir.


12. Dosya kapsamından davalı ... A.Ş.'nin bağımsız bölümü davacıya devretmediği gibi sözleşmenin de resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı keşideci, TBK'nın 188/1 inci maddesi uyarınca, malların kendisine teslim edilmediği ve senetler nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki savunmasını temlik alan durumundaki ... şirketine karşı da ileri sürebilir.


13. Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3 üncü maddesi, ... işleminin tarafları dışındaki kambiyo borçluları bakımından uygulanabilecektir. Eldeki davada ise taraflar ... işleminin içinde yer aldıklarından 6361 sayılı Kanun’un 9/3 üncü maddesi hükmü burada uygulanmayacaktır.


14. Bununla birlikte 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4/5 inci bendi, "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." şeklinde düzenlenmiştir.


15.Tüketici senetlerinin nama yazılı olmasının faydası, def’ilerin ileri sürülmesinde kendini gösterir. Eğer kıymetli evrak tedavüle çıkmışsa ve hamiline veya emre yazılıysa sadece mutlak def’iler ileri sürülebilecektir. Ancak nama yazılı olursa bu durumda temel ilişkiyle ilgili olsun veya olmasın tüm nispi def’iler de ileri sürülebilir olacaktır. Bunun sonucu olarak da tüketici örneğin malın ayıplı olması durumunda satıcıya karşı ileri sürebileceği def’ileri, hamile karşı da ileri sürebilecektir ya da dönme hakkını kullanmışsa ödeme yapmaktan kaçınabilecek veya indirim hakkını kullanmışsa senette yazan miktardan azını ödeyerek borcundan kurtulabilecektir. Yine eğer mal teslim edilmemişse tüketici ödemezlik def’ini de hamile karşı ileri sürebilecektir.


16.Tüketicinin düzenleyeceği kıymetli evraka böyle bir sınırlama getirilmesinin sebebi nama yazılı evrakın tüm def’ilerle birlikte devrediliyor olmasıdır. Böylece tüketici, aldığı mal ayıplı çıkarsa veya mal hiç teslim edilmezse bu def’ileri senedi devralan üçüncü kişilere de ileri sürebilecek ve zayıf taraf olan tüketici korunmuş olacaktır.


17. Somut olayda da davacı tarafından davalı satıcı adına düzenlenen senetler nama yazılı düzenlenmediğinden, davacı satıcı ile olan temel ilişkiden kaynaklanan def'ileri senedi elinde bulunduran üçüncü kişi durumundaki davalı ... şirketine karşı da ileri sürebilmesi mümkündür.


18. Bu durumda mahkemece davalı ... şirketi yönünden verilen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanması gerekmiştir.


VI. KARAR


Açıklanan sebeplerle;


Davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,


17.100,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,


Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,


Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,


10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



2023_1988
.pdf
Download PDF • 11.54MB



49 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page