top of page

İMAR KANUNU'NA GÖRE DÜZENLEME SAHASININ BELİRLENMESİ VE PARSELASYON İŞLEMİNİN AMACI

Parselasyon işlemi imar planının uygulama araçlarından biridir. Bu işlemle amaçlanan, imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu gözönüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktadır. Dava konusu işlemin içeriğinde ise yol, park ve diğer sosyal donatı alanlarının elde edilmesi amacıyla tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda, parselasyon işlemiyle amaçlanması gerekenin üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmak olması gerekirken bu amaca aykırı olarak yol, park ve diğer sosyal donatı alanlarının elde edilmesi için tesis edilen dava konusu işlemde amaç yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.


T.C. Danıştay 6. DAİRE

Esas : 2021/9630 Karar : 2022/8293 Karar Tarihi : 29.09.2022



TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.

VEKİLİ : Av. …


KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av….


İSTEMİN KONUSU:

… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.


YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, Karaköprü ilçesi … Mahallesi, … sayılı parseli kapsayan alanda İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Encümeninin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.


İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ :

... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, düzenleme sahasının mevzuata uygun olarak belirlendiği, parselasyon işleminin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, düzenleme alanında belirlenen düzenleme ortaklık payının kanuni sınırın altında olduğu, düzenleme sonucunda, … ada … sayılı 5491 m2 yüzölçümlü parselin davacıya kendi yerinden ve müstakil olarak, … ada … sayılı parselden 789,31 m2 hissenin ise aynı yerden olacak şekilde davacıya tahsisinin yapıldığı, fonksiyon değişikliğinin bulunmadığı, tahsis edilen parseller eski kadastral parsel ile aynı yerden olduğundan konum, büyüklük, kullanım, nitelik ve fonksiyon açısından değerlendirildiğinde değer düşüklüğünün bulunmayıp eş değer olduğu, ayırma çapı ile düzenleme dışı bırakılan kısımdan herhangi bir kesinti yapılmadığı ve bu alan zaten tarla vasfında olduğundan aynı vasıfta bırakıldığı, uygulama dışı bırakılan bu alanın herhangi bir imar düzenlemesine dahil edildiğinde arsa (imar parseli) vasfını kazanacağı, dava görülmekte iken yeni bir imar uygulaması kapsamına alındığının davalı idarece haricen beyan edildiği, dolayısıyla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu taşınmazı da kapsayan alanda, İmar Kanunu 18. maddesi uyarınca Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Encümeninin, … tarih ve … sayılı kararı ile tesis edilen parselasyon işleminin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararı gereklerine uygun olarak yapıldığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.


Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.


TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, eşdeğer alandan tahsis yapılmadığı, tahsis edilen parsellerin bir arada olmaması nedeniyle değer kaybı oluştuğu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, taşınmazının bir kısmının düzenleme alanı dışında bırakılması nedeniyle tasarruf hakkının kısıtlandığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.


KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Savunma verilmemiştir.


DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ :

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA


Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:


İNCELEME VE GEREKÇE:


MADDİ OLAY :

Şanlıurfa İli, Karaköprü ilçesi, … Mahallesi, … sayılı parseli kapsayan alanda, yol, park ve diğer sosyal donatı alanlarının yaptırılabilmesi için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile parselasyon yapılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.


İLGİLİ MEVZUAT:

Uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki haliyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.


Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.


Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.


Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır." hükmüne yer verilmiştir.

İşlem tarihinde yürürlükte bulunan İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile ilgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin (a) bendinde; Düzenleme sahasının, sınırı tespit edilerek düzenlenmesine karar verilen saha olduğu; aynı maddenin (b) bendinde, düzenleme sınırının, düzenlenecek imar adalarının imar planına göre yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami ve karakol yerlerini çevreleyen sınır olduğu belirtilmiş; aynı yönetmeliğin "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 5. maddesinde: "Belediye ve mücavir alan sınırı içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile; 5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Konut yapımına hazır arsa sayısının, bir önceki yıl verilen inşaat ruhsatından az olmamasına dikkat edilir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar planı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlemesine konu teşkil edebilir. " kuralına; "Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlığını taşıyan 6. maddesinde ise: "Düzenleme Sınırı; a) İskan sahasının bittiği yerlerde iskan sınırından, b) İskan sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) İbadet yeri ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir. Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçirilir." kuralına yer verilmiştir.


HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Parselasyon işlemi imar planının uygulama araçlarından biridir. Bu işlemle amaçlanan, imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu gözönüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktadır. Dava konusu işlemin içeriğinde ise yol, park ve diğer sosyal donatı alanlarının elde edilmesi amacıyla tesis edildiği görülmektedir.


Bu durumda, parselasyon işlemiyle amaçlanması gerekenin üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmak olması gerekirken bu amaca aykırı olarak yol, park ve diğer sosyal donatı alanlarının elde edilmesi için tesis edilen dava konusu işlemde amaç yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.


Öte yandan, davacının 532 sayılı kadastral parselinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park alanı olarak belirlenen kısmının ayırma çapı ile ayrılarak düzenleme sınırı dışında bırakıldığı ancak düzenleme sınırının İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile ilgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 6. maddesine aykırı olarak yol ekseninden geçirilmediği görüldüğünden parselasyon işleminin bu yönüyle de hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır.


Bu durumda, davanın reddine yönelik idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu bölge idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.


KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.


2021-9630
.pdf
Download PDF • 63KB









28 görüntüleme0 yorum
bottom of page